Allah Dünyadaki Kötülüklere Neden Müdahale Etmiyor?

Allah kötülüklere neden izin veriyor?

Bir yerlerde insanlar acımasızca katlediliyor. Kadınlar tecavüzlere maruz kalıyor ve binlerce insan açlık ve sefalet içinde acılar içinde hayatlarını kaybediyor. Açlık bir yandan. Sefalet bir yandan. Savaşlar, tecavüzler, işkenceler bir yandan…. Peki Allah bunlara neden müdahale etmiyor?


Öncelikle insan ömrünün çok uzun olduğunu zannediyoruz. Ancak yanıldığımız olgu hayatımızın hiç de uzun bir süreye yayıldığını iddia etmemizdir. Ortalama bir insan ömrü günümüzde yetmiş yıldır. Aslında bu zaman dilimi o kadar kısadır ki, hiç bir insan hayatı boyunca yaşadıklarını bir kaç saat boyunca anlatamaz. İster 17 yaşında olsun ister 100 yaşında olsun… Anılarında bile bir ömür bir kaç saatten fazla yer kaplamaz…

Zamanı algılamamız konusunda çok büyük yanılgı içerisindeyiz demek mümkündür. Her bu konularla ilgili yazdığım yazılarda evrenin yaşının zamanı anlamamızda bize büyük katkılar sağladığını söylemişimdir. Evren, bundan 13.7 milyar yıl önce zamanla birlikte yaratıldı. Evrenin yaratıldığı o günden bugüne geçen zamanı anlamayı akıl kabul etmez. “Evren, 13.7 milyar yıl önce yaratıldı!” demek aslında ne kadar kolay… O kadar kolay ki; bunu beynimiz çok basit bir şeymiş gibi algılıyor. Oysa ki, bu rakam öyle inanılmaz bir rakamdır ki bu rakamı insanlara anlatmanın, anlatsak bile bu sayıyı aklın kavramasının mümkünü yoktur.

Ancak şöyle bir kıyaslama yapmak mümkündür. Biraz hayal gücümüzü zorlamamız gerekebilir. Diyelim ki evren yaratıldığında evrenle birlikte bir canlı yaratıldı ve bu canlı çok uzun yıllar yaşayabilmektedir. Öyle ki; bu canlı tam olarak 2 milyar 207 milyon 520 bin yıl boyunca  yaşadı ve öldü… Bu canlı bundan kaç yıl önce ölmüş olurdu? Burada önemli olan o varlığın ne zaman öldüğü değildir. Önemli olan zaten ortalama 70 yıl yaşayan bir insanın da aynı rakamsal uzunlukta bir yaşama sahip olmasıdır. “Şimdi bu da ne demek?” diyenleriniz olmuştur…

İnsanoğlu zamanı anlamak için yaşadığı zamanı dilimlere bölmüştür. Bu dilimler arasında yıllar, saatler, günler, haftalar, saniyeler gibi kavramlar yer almaktadır. Bir insan ortalama 70 yıl yaşam sürmekte… Bu yetmiş yılı aylarla hesaplarsak ortalama 840 ay eder. Peki diye bilir miyiz? “Bir insan ortalama  840 ay yaşar!” Elbette diyebiliriz. Ne sakıncası var? Aynı zamanda ortalama bir insan; 2 bin 940 hafta yaşar! Aynı zamanda ortalama bir insan; 25 bin 550 gün yaşar! Aynı zamanda; 613 bin 200 saat yaşar! 36 milyon 792 bin dakika yaşar!.. Ve de diye bilir miyiz? “Bir insan ortalama; 2 milyar 207 milyon 520 bin saniye yaşar!” Elbette diyebiliriz. Ne farkı var? “Bir insan ortalama 70 yıl yaşar.” demekle…

Şimdi buraya kadar okuyup, “Saçmalamış” deyip bu siteyi çoktan terk eden insanlar olmuştur. Ama buraya kadar yazdıklarım zamanı anlamanın “Allah kötülüklere neden müdahale etmiyor?” sorusunun cevabını anlamamıza yardımcı olacaktır. Nasıl mı?…

En başta bu dünyanın bir imtihan dünyası olduğunu anlamamız gerekir. Bunu Kur’an zaten her fırsatta dile getirmektedir. Şimdi… 2 milyar yıl boyunca yaşamış bir canlı bile bundan 11 milyar yıl önce ölmüş ise senin bu dünyada geçirdiğin 70 yılın ne önemi var? Senin, gördüğün kötülüklerin, senin gördüğün savaşların ne önemi var? Bu kadar uzun bir süre önce yaratılan evreni düşünüce!?.. İşte Allah sana bu kısa süre zarfında iyi yaşarsan mükafatını sonsuz hayatta vereceğini… Kötü geçirirsen, kötülüklerle geçirirsen ceza alacağını ifade etmekte… Allah acımasız değildir. Gördüğün kötülüklerin mükafatını sonsuz bir cennetle mükafatlandıracağı için gördüğümüz kötülüklere müdahale etmemektedir. Çünkü; iyilik yaparak alacağınız mükafat, sonsuz hayat iken dünya hayatında göreceğiniz en büyük kötülük bile siz öldükten sonra değerini tamamen yitirecektir… Yani yüzyıl sonra sen ne kötülük görürsen gör o zamanda yaşayan insanlar için bunun bir önemi olacak mıdır?…

Allah’ın dünyadaki kötülüklere müdahale etmemesinin bir diğer nedeni de “Özgür iradedir.” Allah tarafından insanlara verilen bu irade bizzat insanın kendi aklı ve iradesi ile seçim yapmasını sağlamaktadır. Bir özgür iradeden bahsedebilmek için iki zıt kavramın bir arada olması gerekir. Tıpkı kötülük ve iyilik gibi… Bu iki kavramdan biri olmasa o zaman özgür irade diye bir kavramdan bahsetmek mümkün olmayacaktır. Bu irade sayesinde bir insan diğer bir insana kötülük veya iyilik yapma arasında bir seçim yapabilmektedir. Yaptığı bu seçim sayesinde kötülük ve iyilik kavramları ortaya çıkmaktadır. Yani dünyadaki kötülüklerin tek nedeni insanın iki şey arasında seçim yapabilme iradesidir. Kötülüklerin nedeni Allah değildir. Zaten insanoğlu iki olgu arasında seçim yapabilme özelliği olmadan yaratılsaydı o zaman bu dünyayı yaratmanın hatta cennet ve cehennemi bile Allah’ın yaratmasının bir anlamı olmazdı… Bir yerlerde birilerinin birilerine yaptığı zulüm kadar birilerinin de hayatları daha güzel yaptığı bir gerçektir. Bu iki seçim arasında yaptığımız her iradesel davranışın bizzat sorumlusu insanın kendisidir. Biri birini öldürürken, birileri tecavüze uğrarken bunu yapan kişilerin seçimleri bu sonuçları doğurmaktadır. Burada Allah’ın bir suçu bulunmamaktadır. Allah zaten bu tür kötü davranışlarda bulunanları cezalandıracağını açık açık söylemektedir. Dua edelimde Allah” var” olsun!.. Yoksa bu kötülükleri yapan insanların yaptıkları yanlarına kar kalır..

Sonuç olarak “Allah dünyadaki kötülüklere müdahale etmemektedir!” Bunu nedeni; insan ömrünün kısa olması, yaşadığımız her şeyin bu dünya hayatında yalan olması, yüzyıl sonra dünya üzerinde olmayacak bizlerin yaptığı her türlü iyiliğin veya kötülüğün bir öneminin olmamasıdır. Diğer bir nedeni ise; yaptığımız tüm seçimlerin etrafımızdaki tüm insanları etkilemesidir. Bu seçimleri yaparken akıllı bir varlık olarak yaptığımız olumsuz veya olumlu şeylerin önceden sonuçlarını biliyor olmamız… Ama buna rağmen kötülük yapmaya devam etmemizdir….

Bizler kötülük yapmaya devam edelim. Ancak bilelim ki hesap günü çok yakın. O gün geldiğinde hesabını veremeyeceğiniz sorular sormaktan sakınmak gerekir…

Sosyal Medyada Paylaşın;

Facebook Yorumları