Ay Olmasa Ne Olurdu?

Gökyüzüne rastgele her baktığımızda oradadır. Bir an için ‘Olmasa ne olur’ diye hiç düşündünüz mü? Büyük bir ihtimalle düşünmediniz!.. Sürekli olarak orada olmasını bilmek, hatta bazen orada olduğunu bile unutmak ‘olmadığında ne olacağı’ sorusunu aklımıza getirmez!.. Ama biz merak edenler için bu sorunun cevabını merak edip araştırdık…


Ay, dünyadan yaklaşık olarak 375.000 kilometre uzaklıktadır. Her ne kadar çok uzakta olsa da Ay, hayatlarımızı doğrudan etkilemektedir.Hatta canlılığın oluşmasını sağlayan önemli bir unsurun da Ay olduğunu söyleyebiliriz.

Ay nasıl Oluştu?..Ay nasıl oluştu?

Ay’ın nasıl oluştuğuna dair pek çok teori bulunmaktadır. Ancak bu teoriler arasında akla en yatkın olanı ‘Büyük Çarpışma Teorisidir.‘ Bu teoriye göre bundan 4.5 miyar yıl önce Theia adlı dünyaya çok yakın bir gezegenin dünyaya çarpmasıyla kopan parçalardan birinin ayı oluşturduğu savunulmaktadır. Bu teorinin dayanağı ise; ay ve dünyayı oluşturan kayaçların birbirine çok benzer bileşiklerden olmasıdır. Tabii bunun yanında Ayın bir uzay gemisi olduğu, güneş sistemi dışından geldiği ve dünyanın yörüngesine oturduğu gibi pek çok uçuk teori, ayın nasıl oluştuğuna dair ileri sürülen teorilerdendir.

Ay Dünyanın dönüş hızını azaltıyor!

Yapılan araştırmaların sonucunda ayın dünyanın dönüş hızını bir nebzede olsa azalttığı hesaplanmıştır. Eğer ay olmasaydı dünyanın dönüş hızının şimdikinden en az üç kat daha fazla olacağı hesaplanmıştır. Bu da gün uzunluğunun 8 saat olması anlamına gelmektedir. Ayın dünyaya olan bu etkisi olmasaydı şu anda dünyanın ortalama sıcaklığının -50 derecelerde olacağı, yine dünyanın dönüş hızı nedeniyle saatte 250 kilometre hızla esen rüzgarların dünyanın her yerinde çok olağan olacağı bilim adamları tarafından hesaplanmıştı.

Peki, ay dünyanın dönüş hızını nasıl yavaşlatmaktadır?..Ay, dünyanın dönüş hızını azaltıyor!

Ay, dünya etrafında dönerken yörüngesindeki dönüş hızı dünyanın dönüş hızından daha yavaştır. Dünya saatte 2.000 kilometre hızla kendi etrafında dönerken ayda dünyanın yörüngesinde saatte 1.022 kilometre sür’atle döner. Dünya kendi etrafında dönerken aynı zamanda ayda aynı yönde dönmektedir. Ancak ayın bu yavaş dönüşü zamanla kütlesel çekimi nedeniyle dünyanın kendi etrafındaki dönüşünü yavaşlatmaktadır. Aynı zamanda ayın yörüngedeki hızı da artmaktadır. Ayın dünyaya olan bu etkisi nedeniyle bilim adamları dünyanın bir kaç milyon yıl sonra 25 saat gün uzunluğu yaşayacağını ve ayın yörüngedeki dönüş hızının saatte 1500 kilometreyi geçeceğini hesaplamışlardır.

Ay, Dünya yüzeyini ısıtmaktadır!..

Çok önemli bir etki olmasa da Güneşten gelen ışınlar Aya çarpınca dünyaya yansır. Tıpkı bir ayna gibi görev yapan ay, dünyanın ortalama sıcaklığını 1-2 derece arttırmaktadır. Bu sayede dünya biraz daha yaşanabilir bir gezegen haline gelmektedir. Hani önemsiz dedik ama buz çağı ile günümüz arasındaki ortalama sıcaklık farkı 3 derecedir.

Ay, mevsimlerin sürekli olmasını sağlamakta!…

Bilindiği üzere dünya üzerinde temel olarak dört mevsim yaşanmaktadır. Dünya üzerinde temel olarak dört mevsimin yaşanmasının temel nedeni ise dünyanın ekseninin 23 derece eğik olmasıdır. Bu eğiklik sayesinde güneş ışığının geldiği açıya bağlı olarak mevsimler yaşanmaktadır. Ay, dünyanın bu 23 derecelik açısının sürekli olarak sabit kalmasını sağlamaktadır. Eğer, ay olmasaydı dünyanın eğiklik derecesi 15 derece ile 35 derece arasında sürekli olarak gidip gelecekti. Dolayısıyla dünya üzerinde mevsimlerin oluşması imkansız olacaktı. Ayın bu konuda sürekli olarak kütlesel çekimi, dünyanın kutuplardan basık, ekvatordan şişik şeklini korumasını sağlamaktadır.

Ay ve gelgit!Ay ve gelgitler!...

Ay, dünya sularında oluşan gelgitlerin üçte ikisinden sorumludur. Kısaca gelgitleri deniz seviyesinde yaşanan yükselme ve alçalma olarak tarif edebiliriz. Denizlerde oluşan gelgitlerin canlılık için önemi büyüktür. Gelgitler sayesinde deniz kıyıları asla kirlenmez. Bu gelgitler sırasında denizin sürekli olarak yükselip alçalması karada bulunan atıkların denizin iç kısımlarına doğru sürüklediğinden, insanların meydana getirdiği kirliliğin büyük oranda önüne gelgitler sayesinde geçilir. Gelgitlerin bir diğer önemi de okyanuslardaki oksijen oranını arttırmasıdır. Eğer ay olmasaydı tahminlere göre okyanuslardaki yaşamın yaklaşık olarak %70’i hiçbir zaman olmayacaktı. Okyanuslarda bulunan canlıların %25’inin olmaması dünyadaki hayatı neredeyse imkansız kılardı. Bunun nedeni bu %25’lik kısmın bile dünyadaki hayatın neredeyse yarısının beslenmesini sağlamasıdır. Dünya yaşamındaki tüm canlılar adeta birbirlerine göbek bağıyla bağlı gibidirler. Bu bağın bir yerde kopması diğer canlıların hayatını tehlikeye sokabilmektedir. İşte her ne kadar güneş de gelgitlerin oluşmasının nedeni olsa da ay kadar dünya üzerinde bu konuda etkili değildir. Eğer ay olmasaydı canlılar arasındaki bu göbek bağı hiçbir zaman oluşmayacaktı. Dolayısıyla canlılık diye bir kavram da…

Ay, dünyanın bir nevi kalkanıdır!.. Ay olmasaydı!..

Ayın yüzeyine bakıldığında delik deşik olduğunu görürsünüz. Bunun nedeni göktaşlarının oluşturduğu kraterlerdir. Sayısı binleri bulan bu kraterlerin oluşmasının nedeni elbetteki göktaşlarıdır. Bu göktaşlarının çoğu daha dünyaya varmadan ayın çekim kuvvetine kapılarak dünyaya zarar vermeden imha olmaktadırlar. Eğer ay olmasa milyonlarca yıl içerisinde dünyaya düşen göktaşlarının sayısının şimdikinden bir kaç kat daha fazla olması muhtemel olurdu. Dünyaya ayın sayesinde düşmeyen bu kraterler eğer dünyaya düşecek olsalardı hayatın başlaması belkide imkansız olacaktı. En son aya 10 şubat 2014 tarihinde NASA tarafından da kayda alınan bir göktaşı çarpması gözlemlendi. Bu göktaşı tam olarak yarım ton ağırlığındaydı. Her ne kadar bu göktaşının rotasında dünya olmasa da böyle bir göktaşının dünyaya düşmesi durumunda bir şehri tamamen ortadan kaldırabilecek kadar güçlü olduğu açıklanmıştı. İşte ayın dünyaya sağladığı en önemli katkılardan biri dünyaya çarpması muhtemel meteorların ya yörüngesini değiştirmesi ya da üzerine çekmesidir. Ayın çekimi sayesinde dünyaya düşmesi muhtemel milyonlarca meteorun önüne geçilmiştir… Bu sayede belki de dünya üzerinde hayattan bahsetmek mümkündür….

Yukarıda saydığımız bir çok etken ayın olmaması durumunda hayatımızı etkileyecek, hatta belki de benim bu satırları yazmamın mümkün olmadığı bir dünyanın oluşmasını mümkün kılacak etkenlerin bazılarını sıraladık. Ayın dünyaya olan katkısı elbette yukarıda saydıklarımızla sınırlı değildir. Ayın dünyaya sağladığı yararları anlatmaya kalksam benim bunu anlatan bir kitap yazmam gerekirdi. Biz sadece ayın dünyaya olan bir kaç yararına baktık. Eğer ay olmasaydı belki de hayatta olmayacaktı. Ama neyse ki bizi koruyan, etrafımızda sürekli olarak dolaşan bir ‘kaya parçamız’ var!.. 

Sosyal Medyada Paylaşın;

Facebook Yorumları