Başkanlığa neden “Hayır” diyorsunuz?

refrandumda oy pusulaları

Öncelikle, şunu belirtmem gerekir ki; bu internet sayfasına gelen insanların çoğu sadece başlıktan dolayı bu siteyi ziyaret edeceklerdir. Dikkat ederseniz konunun başlığı “Başkanlığa neden hayır diyorsunuz?” olarak belirlenmiştir. Yani “Siz neden hayır diyorsunuz?” ben değil!…

Fikrimi açık açık belirtmek gerekirse referandum sürecinde ben oy pusulasına “Evet” basıp, iç rahatlığıyla evine dönecek insanlardan biriyim… Bunu rahatlıkla söyleye bilirim. Bakın şunu da söylüyorum; “Neden hayır dileyenler de iç rahatlığıyla referandum günü pusulaya ‘Hayır’ basıp iç rahatlığıyla evlerine dönmesinler ki?” Elbette onlar da kendilerince vatan için ne “hayrlıysa” onu yaptıklarını düşünerek evlerine huzur içerisinde döneceklerdir. Ama bunu “Vatan için” yapanlara söylemek gerekir.

Peki ya oyunun rengi belli olan bazı ‘kuklalara’ ne demeli? Hiç düşündünüz mü? Kim neden “Hayır” diyor?

Sizler de çok iyi biliyorsunuz ki; başkanlığa hayır diyenlerin büyük çoğunluğu vatan hainlerinden oluşmaktadır. Bakın büyük çoğunluğu diyorum. “Hayırı” vatanı ve milleti için “hayrlı” olacağını düşünen kardeşim; “sana demiyorum!” Dikkatini çekiyorum.

Bu sisteme karşı çıkanların başında;  FETÖ, PKK, PYD, DEAŞ, DHKPC adına ne derseniz. Bütün terör örgütleri bu sisteme “Cumhur başkanlığı sistemine” karşıdırlar! Peki neden? Hiç düşündünüz mü? Bunlar Üçüncü köprünün yapılmasına da karşıydılar, üçüncü hava limanının yapılmasına da karşıydılar, nükleer santral kurulmasına da, yol yapılmasına, hızlı trene, havalimanı yapılmasına, fabrikalar kurulmasına da karşıydılar. Kısaca “iyi” olan her şeye karşıydılar, hala karşılar. Neden? Neden karşılar? Niye istemiyorlar bu ülkede iyi şeylerin olmasını? Hiç bir şey bilmiyorsam bile kardeşlerim sırf ben onların tarafında olmamak için bile gider oyumu “EVETE” basardım. Ama neyse ki; bir şeylerin farkındayız

Hadi onları anladık. Yani terör örgütlerini… Ama CHP niye “Hayırcı”? Yahu Allah aşkına CHP’nin bu zamana kadar “Hayır” demediği bir tek olay, olgu, gelişme yoktu ki, bu sisteme de “evet” desin. Adamlar “Muhalefet olsun da ne olursa olsun” mantığında olan insanlar. Bir parti düşünün; torunuma koyduğum isme bile muhalefet olsun! Evet, yanlış duymadınız. Recep Tayyip Erdoğan’ın torunu oldu, zamanını pek hatırlamıyorum. İsmini; Ahmet koydular. Vay efendim sen misin torununun adını Ahmet  koyan! Yok efendim Ahmet söyleymiş, yok efendim Ahmet böyleymiş. Ya arkadaş buna da muhalefet olunur mu? İşte CHP’li isen buna da muhalefet olursun. Yani demek istediğim, adamlar “Muhalefet” kavramını yanlış anlamışlar. Her şeye karşılar ama her şeye… Bu “karşı olma” durumu ÇARŞI grubu gibi değil veya bilenler bilir Mustafa Ali gibi değil! Yani neredeyse durum şuna vardı. İktidar dediyse karşıyız. Neye karşısınız. “Allah birdir” dediler. Biz ona da karşıyız. Nerden biliyorlar Allah’ın bir olduğunu. Tövbe Bismillah…Durum bu arkadaşlar gerçekten durum bu!… Muhalefeti sözlükteki anlamıyla kullanan dünya üzerindeki tek partidir herhalde CHP! Tamam muhalefetsiniz de neye muhalefetsiniz. İnanın kendileri de bilmiyorlar. CHP’li kardeşim sözüm sana değil! Sözüm partinizin başında olan insanlara!.. Sen iyi niyetinle bir parti tutuyorsun, aşık olmuşsun neredeyse o partiye, sırf Atatürk kurdu diye… Ama görmüyorsun “Gerçekleri”… Tamam amenna, Atatürk kurdu o partiyi, ama Atatürk sadece ismini verdi bu partiye… Artık bu parti Atatürk’ün kurduğu bir parti değil! Bunu göremiyorsun… CHP’li kardeşim…

Gelelim neden “Hayır” dediklerine “Bazılarının”… Bunu bir kaç başlık altında inceleye biliriz…. Bunlara da cevap vermek elbette bizlere düşmektedir…

1. Cumhurbaşkanı Partili Oluyor

Buna “Tavuklar” bile güler! Bana bir cumhurbaşkanı söyleyin ki, cumhurbaşkanı olunca partisini veya partisinin dünya görüşünü bir anda kafasından silip atsın. Bir insan düşünün partisi için, hapislerde sürünsün, o partinin kurucusu olsun, her türlü sıkıntısını çeksin, partisini iktidar yapsın, sonra bilimum saldırılara hakaretlere uğrasın, işkencelere uğrasın, sırf partisi için, sonra da cumhurbaşkanlığına adaylığını koysun ve cumhurbaşkanı olsun…Sonra da o adama dön de ki; “Sen artık Cumhur başkanısın artık partinle ilişiğini kes, partinin sana verdiği dünya görüşünü bir kenara at sanki kafanı tamamen sıfırla!” Yok ya… O kadar kolaydı. Yani demem o ki arkadaşlar;  bir insan  cumhurbaşkanı olduysa partisinden gelen bir dünya görüşü kendisinde mutlaka bir iz bırakır. Cumhurbaşkanı da olsa, başkan da olsa partisinden öğrendiği dünya görüşünü asla bir kenera bırakamaz. Bırakmak istemez. Bir insan Partisinden gelen bu dünya görüşünü cumhurbaşkanı olunca da hayata geçirmek için çabalar. Bu yüzden de partisiyle aynı olguları hayata geçirmeye çalışıyormuş gibi görüne bilir. Ama tarafsızlık ayrı bir şeydir. Tarafsız olmak bütün insanlara eşit davranmak demektir. İnsanımız tarafsızlıkla, parti kültürünü bir birine karıştırmaktadır. Bir cumhurbaşkanı elbette her kese eşit davranmalıdır. Bunda zaten başkanlık da gelse değişen bir şey olmaz. Bu Anayasa değişikliği ile partili cumhurbaşkanlığı olsun ki; en azından adamın neye hizmet ettiğini bilelim. Amaç sadece budur…

2. MHP kapatılacak!

Bir parti düşünün kendi bindiği dalı kessin. Eğer MHP kapatılacak olsa, MHP yönetimi bu Anayasa değişikliğine destek verir miydi? Cevap elbette hayırdır… İnsanların anlamadığı şey kulaktan dolma bilgilerle, insanların boş laflarıyla kafalarını gereksiz bilgilerle doldurmanın kendilerine bir şey kazandırmayacağını bilmemeleridir. Anayasa değişikliğini internetten açıp okumak bu kadar mı zor? O ellerinizde tuttuğunuz “milyarlık” telefonlar ilk defa bir işe yarasın ve açıp anlasanız da anlamasanız da bu anayasa değişikliğini mutlaka okuyun. Sadece MHP geçen bir tek kelime bulun ben buradayım… Bir yere kaçıp göçtüğümüz yok…

3.Bu anayasa değişikliği ile Cumhurbaşkanına hesap sorulamaz

Bundan önceki cumhurbaşkalanlarına çok hesap sorduk ya! Örneğin; Kenan Evren’e!… Adam gözlerinizin önünde yüz binlerce insanı katletti, hesap sorabildiniz mi? Hayır… Eh o zaman değişen bir şey olacak mı? Yine hayır!… Aksine bu anayasa değişikliği ile cumhur başkanlarının “Yetkili ama sorumlu değil!” özelliği ortadan kalkıyor. Yani ne demek bu? Bu şu demek artık cumhurbaşkanı aldığı her karardan sorumludur. Şu andaki anayasamızda cumhurbaşkanı aldığı kararlardan dolayı sorumlu tutulamaz. Her türlü kararı alabilir ancak sorumluluk başbakana aittir. Anayasa değişikliği ile cumhurbaşkanına aldığı kararlardan dolayı dava açılabilecek. Yargılanabilecek hatta hapis cezası bile verilebilecek… Aynı zamanda bu anayasa değişikliği ile cumhurbaşkanı yüce divana daha kolay gönderilebilecek. Şimdiki sistemde cumhurbaşkanını yüce divana göndermek için meclisin 3’te 2 çoğunluğu gerekirken, bu sistem yeni anayasa değişikliği ile 4’te 3’e indirilecek böylece cumhurbaşkanı yüce divana daha kolay gönderilebilecek…

İşin özü şudur ki; sizleri “cumhurbaşkanı sorgulanamayacak” diyerek adeta alaya almaktadırlar. Bu konuda şüphesi olanlar, şimdiki ilgili kanunlarımız olan anayasanın Madde 101’den madde 110’a kadar olan kısmını inceleye bilirler.

4. Kuvvetler ayrılığı ortadan kalkıyor

Sorgulanabilir bir cumhurbaşkanı, atama yoluyla değil de meclis seçimiyle başa gelen HSYK üyeleri kuvvetler ayrılığını güçlendirir mi, yoksa bitirir mi? Sormak gerekir. Ayrıca, bu anayasa değişikliği ile  anayasanın 9. maddesinde yer alan “Bağımsız mahkemeler” ifadesi değiştirilerek “Bağımsız ve tarafsız mahkemeler” ifadesi getirilecektir. Şimdi mahkemeler, hem tarafsız hemde bağımsız olmadı mı? Siz söyleyin! Böylece yargının tarafsızlığı güvence altına alınmadı mı? Ve de kuvvetler ayrılığı daha sağlam bir zemine oturtulmadı mı? Hadi siz söyleyin!…

5.Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile özerk bölge ilan edilebiliyor

Vallahi ben anayasa değişikliğinde böyle bir ifade ne duydum ne de gördüm!.. Hadi Ak partiyi geçelim… Böyle bir değişikliğe “Milliyetçi” olduğunu ifade eden MHP, bu tasarının altına imzasını atar mı? Ve ya böyle bir riski göze alabilir mi? İftiranın da bu kadarı…

Son olarak; belki bu yazı sizlere bu referandum hakkında umduğunuzu bulamadığınız bir yazı oldu. Zaten bu konuyu anlatmaya sayfalar yetmez… Bu yüzden fazla detaya girmeden üstünkörü bir anlatımla neden “hayır” veya neden “evet” demeliyiz bunu anlatmaya çalıştım.

Belki fark etmediniz ama bu yazının bir kaç ana fikri vardı. Bu ana fikirleri bir de benden duyun istedim ki neye karar vereceğinize emin olun. Tabi bu ana fikirler “Vatan hainleri” için hiçbir anlam ifade etmeyecektir.

1- Araştırın. Kulaktan duyma haberlerle, fikirlerle veya düşüncelerden etkilenmeyin kendiniz araştırın, doğru yolu bulun.

2- Araştırdınız diyelim. Anayasa değişikliğini az da olsa anladınız diyelim. “Evet” veya “Hayır” demeden önce yapacağınız seçimden kesinlikle emin olun.

3-Eğer hangisinin “vatan” için iyi olacağına karar verdiyseniz, gidiniz oyunuzu kullanınız. Emin olun hiç bir şekilde “Vatan haini” olmayacaksınız.Bundan emin olun.

4-Hiçbir partinin, ideolojinin veya doktirinin etkisi altında kalmadan seçiminizi yapabiliyorsanız özgürsünüz demektir. Özgür olun, özgürce oyunuzu gidin kullanın…

Eğer bu konu hakkında soru görüş ve önerileriniz varsa, aşağıya yorum olarak yazabilirsiniz…

Sosyal Medyada Paylaşın;

Facebook Yorumları