Big Bang’den Önce Ne vardı?!…

Büyük patlamadan Önce Ne vardı?

Evren yaklaşık olarak 13.7 milyar yaşında…Evrenin yaşını tam olarak tahmin edemezsek de  artık kesin olarak bilmekteyiz ki, bir zamanlar yaşadığımız evren yoktu!… Bizler sadece zamanın başlangıcını bilmekteyiz… Artık biliyoruz ki; evren Büyük patlamayla birlikte var olmuştur. Peki ama Büyük patlamadan önce ne vardı?


Öncelikle; “Evrenin bundan 13.7 milyar yıl oluşmaya başladığını nereden biliyoruz?” sorusunun cevabına bakmak gerekir. Daha sonra da Büyük Patmadan önce ne olduğuna bir bakalı.

Evrenin genişlediğini biliyoruz. Bunu da “Kozmik Dalga Fon Işıması” ve “Doppler Etkisi” teorilerinden bilmekteyiz. Tabi; “Evrenin  genişlediğini nereden biliyoruz?” sorusuna verilebilecek bu iki cevabı da tek tek incelemek gerekir..

Doppler etkisine göre; ışık yayan bir nesne eğer sizden çok hızlı bir şekilde uzaklaşırsa tayfı yani görünümü kırmızıya kayar. Bunun nedeni ışığın dalga boyu yani enerjisi ile alakalıdır. Kırmızı renkli ışık kısa dalga  boyuna sahiptir. Bu nedenle de ışığın diğer renkleri çok uzaktaki nesnelerden gelirken kırılıma, yani bozulmaya ve dağılmaya başlar. Kırmızı renkteki ışık daha düşük dalga boyuna sahip  olduğu için enerjisinin büyük bir kısmını kaybederek bize ulaşır. Bunu yanınızdan geçen bir arabanın korna sesi gibi düşünebilirsiniz. Eğer araba sizden hızla uzaklaşırsa korna sesini biraz daha kalın bir  perdeden duyarsınız. Eğer size yaklaşırken kornaya basılırsa sesi biraz daha tiz bir perdeden duyarsınız. Doppler etkisi de tıpkı buna benzer bir mantığa sahiptir. Hızla uzaklaşan nesnelerin rengi kırmızıya kayarken, yaklaşan ışık kaynağı nesnelerin tayfı maviye kayar.

Gözlemler sonucu galaksilerin renklerinin hızla kırmızıya doğru kaydığı gözlemlenmiştir. Bu da galaksilerin hızla birbirlerinden uzaklaştığı anlamına gelmektedir. Eğer galaksilerin birbirlerinden uzaklaşmasını bir film gibi düşünürseniz… Filmi geriye sardığınızda evrenin tek bir noktadan oluşmaya başladığı fikrine ulaşabilirsiniz. Tabi evrenin tek bir noktadan oluşmaya başladığını sadece bu teoriye dayandırarak açıklamak yetmez. Bu teorinin yanı sıra Kozmik Mikro Dalga Fon Işımasına da bakmak gerekir.

Kozmik Dalga fon Işımasının Evrenin Dışından Gönderdiği Işık Tayfı
Kozmik Dalga fon Işımasının Evrenin Dışından Gönderdiği Işık Tayfı

Kozmik dalga fon ışıması; evrende büyük patlamadan sonra oluşan elektro manyetik bir dalgadır. Bu ışınım ilk defa 1964 yılında CBU uydusu tarafından keşfedilmiştir.Bu teorinin temeli; “En uzaktaki galaksilerin görünümü hangi renkte olmalıydı?” sorusuna dayanır. Özel görelilik kuramına göre; bize en uzak galaksilerin görünümü hem en hızlı bir şekilde kırmızıya kaymalı hem de ışık hızına yakın bir hızla bizden uzaklaşmalıydı. Doğal olarak ışık hızına yakın bir hızla uzaklaşan bir galaksi evrenin başlangıcı olmalıdır. Deneysel gözlemler sonucu en uzaktaki galaksilerin bu dalga boyundaki  ışınımı yaydıkları tespit edilmiştir. Ancak başlarda bunun bir parazit olduğu zannedilmiştir.  Daha sonra yapılan araştırmalarda bu ışınımın evrenin her yerinden geldiği tespit edilmiştir. Dolayısıyla bunun evrenin büyük patlamadan sonra izi olan Kozmik Dalga Fon Işığı olduğu tespit edilmiştir. Kısacası; bizden en uzakta olan ve bizden çok hızlı bir şekilde uzaklaşan galaksilerin ışık tayfı en uzun dalga boyuna sahip ışık tayfına sahiptirler. O galaksilerin yaydığı ışığın enerjisi hem en evrendeki en uzun geçmişe sahiptir hem de en uzun dalga boyuna sahiptir. Dolayısıyla evrenin dış bölgeleri hala büyük bir hızla genişlerken iç bölgelerindeki genişlemenin yavaşladığı anlaşılmıştır. Kısacası Kozmik Dalga Fon Işımasına göre evren Büyük patlamayla birlikte ışık hızına yakın bir sür’atle genişlemeye başlamıştır. Dolayısıyla yapılan gözlemler sonucu anlaşılmıştır ki; evren hala ışık hızına yakın bir hızla genişlemeye devam etmektedir. Bunu da evrenin genişlemeye devam ettiği o son noktada oluşmaya başlayan galaksilerin hızından ve görünümlerinin çok hızlı bir şekilde kırmızıya kaymalarından anlamaktayız. Eğer filmi tekrar geriye sararsanız tıpkı Doppler etkisinde olduğu gibi sonuç olarak tek bir noktadan başlamış bir evren elde edersiniz.

En uzak galaksi
Resimde gördüğünüz galaksi, bize en uzak galaksidir… Bu görüntü  Hubble uzay teleskobu tarafından çekilmiştir.Tahminen evren oluşmaya başladıktan 400 milyon yıl sonra oluşmaya başlamıştır… Ancak ışığı ancak yeni ulaşabilmiştir. Gördüğünüz gibi koyu kırmızı bir renkte görülmektedir.

Işığın hızından dolayı elbette evrenin sonunda oluşan yeni galaksileri görmemiz mümkün değildir. Bunun nedeni evrenin 90 milyar ışık  yılı genişliğinde olmasıdır. Yani ışık bile evreni bir baştan bir başa ancak 90 milyar yılda katedebilir. İnsan eliyle yapılmış teleskopların ancak 13.7 milyar yıl önce oluşmuş galaksileri tespit edebilmesi tam olarak evrenin de aslında 13.7 milyar yıl önce oluşmaya başladığının kanıtı olarak görülür. Tespit edebildiğimiz en uzaktaki galaksilerin bizden uzaklaşma hızlarına bakıldığında bize yakın olan galaksilerden çok daha hızlı bir şekilde uzaklaştırıldığını görürüz. Dolayısıyla evrenin de hala çok hızlı bir şekilde genişlediğini düşünebiliriz. Dolayısıyla da evrenin tek bir noktadan hareketle oluştuğunu söyleyebiliriz.

Özet olarak; bize en uzak galaksilerin tayfı kırmızıya en yakın olan tayfa sahiptirler. Bu galaksiler hem bizden çok hızlı bir şekilde uzaklaşmakta hem de bizim gördüğümüz kadarıyla en uzun dalga boyuna sahip ışığın rengine dönüşmektedirler. Dolayısıyla evren sonsuz olmadığı gibi  hala büyük bir hızla genişlemeye devam etmektedir.

Büyük patlamadan önce ne vardı?!

Veya “Evrenin başlangıcından önce ne vardı?” soruları aslında kendi içerisinde tutarsızlık  barındırmaktadır. Bilindiği kadarıyla evrenle birlikte sürekli olarak ileri doğru akan zaman oluşmuştur. İnsanlar zaman kavramını evreden ayrı bir kavram gibi düşünseler de aslında evren ve zaman içi içe geçmiş tek bir kavramdır. Yani zamanın yer çekimi ve ışık hızıyla bükülebilir olduğunun anlaşılmasıyla birlikte  evren zamanı oluşmuştur.Dolayıyla evren büyük patlamadan önce  olmadığına göre o halde zaman da yoktu. Sonuç olarak da zamanın olmadığı bir yerde bir şeyin varlığından bahsetmek imkansızdır. Zaman, daima sebep olunmuş şeyden önce var olmalıdır…

Tahminlere göre evrenin başlangıcından önce sıfır yer çekimine, sıfır ağırlığa ve sıfır hacme sahip bir nokta vardı. Bu noktanın patlamasıyla evren oluştu.Evrenden önce sıfır ağırlığa ve hacme sahip bir noktadan bahsetmek mümkün değildir. Çünkü teorik olarak böyle bir şey kısaca “Yokluk”  olarak tarif edilir… Sonuç olarak da; “Evren yoktan var edilmiştir…” Demek mümkündür…

Sosyal Medyada Paylaşın;

Facebook Yorumları