Bin Yıl Sonra Bugün!..

Bin yıl sonra...

Bin yıl önce insanoğlu şimdiki zaman ile karşılaştırılamayacak kadar geri durumdaydı. O zamanla bu zaman arasındaki fark düşünüldüğünde insanoğlunun gelmiş olduğu nokta ortada!… Bugün bizler akıllı telefonlardan, tabletlerden, DNA tabanlı bilgisayardan, robotlardan bahsederken, bin yıl önce yaşamış bir insanın bunları hayal etmesi, tahmin etmesi mümkün müydü? Peki ya bizim bin yıl sonrasını tahmin etmemiz mümkün müdür?Bu sorulara cevap vermemiz zor.  Yine de hadi gelin hayal gücümüzle bir kaç tahmin yapmaya çalışalım…


Nano Robotlar!…

Günümüzde robot teknolojisi ilkel kalsa da gelecek bin yıl içerisinde çok büyük ilerlemelere gebe olduğu kesindir. Bu konuda atılan en büyük çabalardan biri de “Nano Robotlar” olarak bilinen gözle görülemeyecek kadar küçük olan robotlardır. Bu robotlar bir hapla veya iğne yoluyla vücuda verildiklerinde tıpkı vücudun savunma mekanizması gibi çalışmaya başlaya bilirler. Böylece bazı hastalıkların tedavisi mümkün olabilir. Örneğin; kanser hastalığını ele alalım… Günümüzde kanser hastalığını yenemememizin tek nedeni vücudun bu bozulmuş hücreleri kendi parçası olarak kabul etmesidir. Bu nano robotlar, vücuda girdikten sonra bozulmuş hücreleri tespit ederek onları yok edebilir. Böylece kanser de dahil bir çok hastalık bu yöntemle  tedavi edilebilir.

Galaksimizi Kolonileştirme!…

Gelecek tahminlerinin birinde de yine akıllı robotlar  yoluyla tüm evreni kolonileştirmek ile alakalıdır. Eğer gelecek bin yıl içerisinde ışık hızının yüzde birlik hızına ulaşabilen gemiler yapmayı başarabilirsek gelecek 1 milyon yıl içerisinde tüm galaksimizi kolonileştirmemiz mümkündür. Bunu yapmak için iyi bir gemiye, öğrenebilen robotlara ve embriyolara ihtiyacımız var. 500 yıl içerisinde bilim adamlarının bu yöntemle üç gemi yapması ve yaşam barındırması muhtemel olan rotaları 100 yıldız sisteminini tarayacak kadar geniş olan  bu gemileri göndermeleri planlanmaktadır. Bu yıldız sistemlerinden birinde bile yaşamı destekleyebilecek gezegen bulunması, galaksimizi kolonileştirecek  ilk adımın atılması demektir. Bu üç gemiden ilki eğer 500 yıl içerisinde uzaya gönderilirse 1000 yıl sonra ilk yaşam barındırması muhtemel gezegene ulaşılacaktır. Eğer gezegen uygun yaşam için elverişli olursa, on yıl içerisinde akıllı robotlar  gerekli hazırlıkları yaptıktan sonra ilk kez güneş sistemi dışında bir çocuk doğacaktır. Tabii bu ileri teknoloji geminin görevi bununla da bitmemektedir. Geminin gezegene inmesinden sonra, 30  yıl içerisinde Akıllı robotlar aracılığıyla gezegenin kaynakları kullanılarak yapılan üç gemi daha yeni insanlardan alınan embriyoları da gemilere yükleyerek farklı yıldız sitemlerine doğru göndereceklerdir. Böylece 1 milyon yıl sonra insan nüfusunun bulunduğu gezegen sayısı yüz binlere ulaşacaktır. Çok sıra dışı, uçuk bir hayal gibi görünse de bu hayalin gerçekleşmemesi için insanoğlunun önünde hiç bir engel bulunmamaktadır.

Bin Yıl Sonra Farklı Türde İnsanların temeli Atıla Bilir!…

Gelecekte böyle bir insan türü olabilir
Gelecekte böyle bir insan türü olabilir

Doğal olarak bin yıl içerisinde galaksimizi kolonileştirirken kendi güneş sistemimizi de ihmal etmeyeceğiz. Ayak basıla bilir tüm gezegenler gelişmiş teknolojiler sayesinde kolonileştirilebilir. Zaten gezegen kolonileştirmek için atılan ilk adım Mars’a yapılacak kolonileştirme olacaktır. Mars One Projesi (Mars One Projesini detaylı incelemek için; Diğer gezegenlere Göç Zamanı adlı yazımızı inceleye bilirsiniz.) ile başlayan bu süreç diğer gezegenlere de hızla yayılacaktır. Ömrünü o gezegenlerde geçiren insanlar, orada evlenecek, orada çocuk sahibi olacaklardır. Bu durum zaman içerisinde yeni insan türlerinin oluşmasına neden olacaktır. O gezegenlerin farklı şartları insan geninin şartlara uyum sağlamasına neden olacaktır. Hatta milyonlarca yıl sonra bizim şu anda uzaylı dediğimiz hayali resimlerdeki gibi bir ırkın oluşması zamanla mümkün olabilecektir.

Gen!…

Bize ölümsüzlüğün kapılarını açacak anahtar genlerimizde yer almaktadır. (Gerçi ölümsüzlük mümkün değildir. Nedenini öğrenmek için Ölümsüzlük Mümkün mü? adlı yazımızı okuya bilirsiniz.) Teknoloji hızla ilerlemekte telefonlar, bilgisayarlar derken günün birinde bu teknolojik aletler aklımızın alamıyacağı kadar gelişmiş olacaktır.. Peki, tıpkı bu aletleri geliştirdiğimiz gibi, insan bedeni de geliştirmemiz mümkün müdür?  Bu sorunun cevabı elbette “Mümkündür.” olacaktır. Günümüzde bile genler üzerinde düzenleme yapılabilmektedir. Bin yıl içerisinde bu teknolojimizi daha da geliştirmemiz mümkündür. Böylece hastalanmayan hatta neredeyse ölmeyen insanların olması mümkün olabilir. Öyle ki; bu yöntemle insanoğlunun IQ seviyesi bile yükseltilebilir. Düşünsenize!… Doğan her çocuğun IQ seviyesi Eintein’den bile daha yüksek olsa, ne gibi teknolojik imkanlara kapılar aralanabilirdi? Elbette bu IQ seviyesinde iken bu soruya cevap vermemiz neredeyse imkansızdır!.. Hatta hatta doğacak her çocuğu bilgisayar parçası toplar gibi sipariş verilerek  doğması mümkün olabilir. Doğacak çocuğun göz renginden tutunda boyunun uzunluğuna kadar her türlü özelliği belirlene bilirdi. İnanılmaz olurdu değil mi?

 

 

Tabii gelecek tahminleri arasında bir gök taşının dünyayı yok etmesi, nükleer bir savaş sonucu tüm insanlığın yok olması, küresel ısınma gibi pek etken bu dünyanın sonunu bin yıl sonrayı görmeden getire bilir.

Bir kaç gelecek tahmininde bulunduk!.. Gelecekte bu gibi teknolojilerin olması mümkün mü? Bu teknolojilerimiz sayesinde tüm galaksimizi kolonileştirmemiz mümkün müdür? Ölümsüz olmak mümkün müdür? Elbette bu soruların kesin bir cevabı yoktur. Ancak insanoğlunun geleceği tahmin etme gibi bir huyu vardır. Her insan kendi geleceğini tahmin etmeye çalışır. Çoğu insan için bin yıl sonra ne olacağı hiç umurunda olmayacaktır. “Zaten yüzyıl sonra beni hiç kimse hatırlamayacak!” diye düşünür. Oysa ki, geleceği hayal etmek, bin yıl sonrasını, bir milyon yıl sonrasını hayal etmek o zamanlarda da insanların sizi hatırlamasını sağlar. Hatırlanmak için hayal etmek gerekir. Bir şiir yazarsınız yazarken hayal edersiniz, bir buluşa imza atarsınız buluş için hayal edersiniz veya ne bileyim işte. Bir hastalığa çare bulursunuz bulmadan önce bunu hayal etmişsinizdir. İşte o zaman ölümsüz olursunuz. Binlerce yıl sonrasını hayal etmekten korkmamak gerekir. Çünkü; binlerce yıl sonra keşfedilecek bir buluşu o günleri hayal ederek günümüze taşımanız mümkündür.  Bugün kullandığımız teknolojilerin fikir babalarını düşündüğümüzde hepsinin bu fikirleri geleceği hayal ederek bulduklarını görürsünüz. İşte bu yüzden, hayal etmek bizi geleceğe taşır. İleriye taşır…

Sosyal Medyada Paylaşın;

Facebook Yorumları