Kuantum Dolanıklık İlkesi Nedir?

Kuantum dolanıklık ilkesi nedir

Kuantum dolanıklık ilkesi ilk defa 1935 yılında özellikle de “Schrödinger’in Kedisi” deneyiyle ortaya atılmış Kuantum Evrenine ait bir teoridir. O dönemde Kuantum dolanıklık ilkesi pek çok bilim adamı, (Ki bunların arasında Eistein de var.) bu ilkeyi pek kabul etmemişler hatta çok saçma olduğunu beyan etmişlerdir. Ancak özellikle de 1980 yılından sonra yapılan bir çok deney ile Kuantum Dolanıklık ilkesi defalarca kanıtlanmıştır. Kuantum Dolanıklık İlkesi artık bilim tarafından tamamen kabul edilen bir teoridir. Hatta teori değil kesinleşmiş bir ilkedir…

Kuantum Dolanıklık İlkesi sayesinde bugün pek çok alanda çalışmalar yapılabilmektedir. Bunların arasında da en önemli olanı Kuantum Bilgisayarlardır. Kanıtlanmış olan Kuantum Dolanıklık İlkesi sayesinde bugün Kuantum Bilgisayarlardan bahsetmek mümkün olabilmektedir. Kısacası; Kuantum dolanıklığı vardır ve de gerçek hayatta da bu ilke kullanılmaktadır. Peki nedir bu Kuantum Dolanıklığı?…

Kuantum Dolanıklığının tam olarak sözlükteki karşılığı şudur:” Aynı anda yaratılan ya da aynı anda aynı kaynaktan eş zamanlı olarak fırlatılan iki nesne (foton, elektron vs…) birbirleriyle dolanık, yani etkileşim halindedirler.” Bu tanımı daha da açmak gerekirse… Diyelim ki; bir kaynaktan  birbirinden tamamen farklı iki tane elektron eş zamanlı olarak fırlatıldı. Yine diyelim ki; bu elektronlar farklı pozisyonlarda ve farklı spinde olsun. Yani birini doğuya doğru fırlatalım birini de batıya doğru. Üstelik kendi eksenleri etraflarında dönüş hızları birbirinden bağımsız olsun… Ya da tamamen zıt olsun… Bu zıtlığa rağmen bu iki elektron parçacığından birine dışarıdan bir etkide bulunduğumuzda aynı etkinin diğerinde de oluştuğunu görürüz. Daha da açmak gerekirse… Diyelim ki; bu iki elektron parçacığı aynı anda biri doğuya biri de batıya olmak üzere bir merkezden fırlatılsınlar… Diyelim ki; 10 metre sonra doğuya gönderilen elektron bir duvara çarptı ve yönü batıya doğru döndü… Aynı anda batıya doğru gönderilen diğer elektronun da yönünü  doğuya doğru dönderdiğini veya ortada hiç bir sebep yokken farklı bir yöne doğru harekete geçtiğini gözlemleriz. Üstelik önüne hiçbir engel çıkmadan… Dışarıdan hiçbir engelle karşılaşmadan kendisinden 20 metre uzakta olan diğer elektronla etkileşim halinde olduğunu gözlemleriz. Üstelik aynı anda hiç bir sektirme, en ufak bir gecikme olmadan bu etkiyi gözlemleriz. Üstelik mesafenin hiç bir önemi yoktur!… Aynı kaynaktan fırlatılan iki elektron isterse biri dünyanın bir ucunda, diğeri de diğer ucunda olsun. Elektronlardan birine bir etkide bulunduğumuzda diğerinin de aynı etkiye maruz kaldığını gözlemleriz. Aradaki mesafe hiç ama hiç önemli olmadan, isterse aralarında trilyonlarca, katrilyonlarca kilometre mesafe bulunsun yine de elektronlardan birine bir etkide bulunduğumuzda diğerinin de hiç bir madde ile etkileşime girmemesine rağmen aynı anda diğer elektron gibi davrandığını gözlemleriz. Aynı anda trilyonlarca kilometre mesafeye rağmen… Bu elektronlardan birini evrenin bir ucuna diğerini de evrenin diğer ucuna gönderseniz bile, aynı kaynaktan çıkmak şartıyla ve aynı anda,  birine bir etkide bulunduğunuzda diğerinin de aynı etkiye aynı anda en ufak bir gecikme olmadan tepki gösterdiğini gözlemleriz. İşte Kuantum Dolanıklık İlkesi budur… Peki ama neden? Neden aralarında ister bir kaç nanometre isterse de trilyonlarca kilometre olmasına rağmen eletronlar veya herhangi bir parçacık, en ufak bir gecikme olmadan birbirleriyle etkileşim halindedirler?… Neden?… Kafanız mı karıştı?… O halde Kuantum Evrenine hoş geldiniz…

En temel fizik kurallarından biridir… “Hiç bir şey ışıktan hızlı hareket edemez!” Işığın hızı yaklaşık olarak saniyede 300.000 kilometredir. Yani bir saniyede bir ışık demeti dünyanın etrafını 7 defa dolanabilir. Ama ışığın da hız konusunda bir limiti vardır. Dünyanın etrafını 7 defa dolanır ama 1 saniyede… Güneşten bize ulaşır ama 8 dakikada… O yüzden de güneş bir anda yok olsa bile biz bunu 8 dakika sonra fark ederiz… Çünkü; ışık sayesinde görürüz ve ışık kaynağımız bir anda yok olsa bile en son ışık fotonu gözümüze  sekiz dakika sonra ulaşır ve biz fark ederiz ki; güneş tamamen yok olmuştur… Ancak; aynı anda tek bir merkezden fırlatılan iki parçacık aralarında gözle görülür hiç bir bağ olmadan, aralarındaki mesafe ne kadar çok olursa olsun birine bir etkide bulunduğumuzda diğerininde hiç sektirme olmadan aynı etkiye tepki vermesi beyin yakan bir şeydir? Hani ışıktan daha hızlı hareket eden hiç bir şey yoktu?!…

1980 yılından sonra öğrendik ki; Kuantum Dolanıklık ilkesi kesinlikle vardır ve defalarca kanıtlanmıştır… Üstelik bu ilkeyi kullanıyoruz da… Kuantum Bilgisayarlarla…. Sırf aynı kaynaktan çıktı diye iki elektron, nötron, hatta iki atom, hatta hatta iki molekül nasıl aynı anda aynı davranışta bulunuyorlar… Şunu da belirtelim; bu iki parçacık birbirlerinin klonları da değiller… Birbirlerinden tamamen farklı olsalar da aynı etkiyi gözlemliyoruz… Hatta hatta hızları da önemli değil… Peki bilim bu kafa karıştırıcı sorulara nasıl cevap vermiştir?

Bilimin iki farklı cevabı vardır ve bu cevapların her ikisi de doğru olabilir her ikisi de yanlış olabilir!… Çünkü; kuantum evreninde her şey olabilir… Şimdi, bilimin Kuantum Dolanıklık İlkesinin neden var olduğuna verdiği cevaplara bir bakalım…

1- İki farklı parçacık arasında bir enerji bağı var!

kuantum dolanıklığı

Bu tezi savunan bilim adamlarına göre; iki farklı parçacık tek bir kaynaktan fırlatıldıktan sonra bu iki parçacık arasında bizim henüz gözlemleyemediğimiz bir enerji bağı oluşmaktadır. Bu bağ sayesinde birine bir etkide bulunduğumuzda diğeri de aynı etkiye tepki vermektedir… Bu enerji bağı ışıktın binlerce kaç daha hızlı hareket edebilmektedir… Birbirleriyle bu bağ sayesinde ışık hızından daha hızlı bir şekilde haberleşebilmektedirler… Ancak bu fikir Görelilik Kuramını tamamen geçersiz kılmaktadır. Çünkü; daha önce de dediğim gibi hiç bir şey ışıktan daha hızlı hareket edemez!… İşte, bu tezi savunanlar ışıktan daha hızlı bir şeyin olduğunu ve ışıktan daha hızlı bu şey nedeniyle de aralarındaki mesafe her ne olursa olsun iki farklı parçacık aynı anda aynı tepkiyi vermektedirler… Ancak dediğim gibi eğer bu iddia doğruysa o halde bildiğimiz tüm fizik kurallarını unutalım! Çünkü; eğer ışıktan daha hızlı bir şey varsa o halde evrenin bir ucundan bir ucuna yolculuk etmek bile bir saniyeden daha kısa sürebilir…Eğer bu iki parçacığın arasındaki bağ ışıktan daha hızlı hareket ediyorsa o halde her şey ışıktan daha hızlı, hatta kat be kat daha hızlı hareket ede bilir… Eğer biz bu şeyin her ne olduğunu keşfedebilirsek evren bizim oyun bahçemiz olabilir… Diyorlar… Bu tezi savunanlar…

2- Her şey birbiriyle dolanıktır!

Sicim kuramı

Birinci tezi savunanlara göre; zamanda geri gitmek ileri gitmek, galaksiler arasını 1 saniyeden daha kısa zamanda ışınlanmak… Kısacası şu anda bildiğimiz tüm fizik kurallarına ters davranmak tamamen mümkündür… Ancak ikinci tezi savunanlara göre; aslında dolanık olan bu iki parçacık değil! Evrendeki görünen görünmeyen her şey dolanıktır. Yani etkileşim halindedirler. Çünkü; evrendeki her şey görünmez iplerle (sicimlerle) birbirine bağlıdır… (Bakınız: sicim teorisi) Her şey ama her şey birbirlerinden bağımsız değiller… Evrendeki istisnasız her şey birbirine bağlıdır. İşte o yüzden iki farklı parçacık aynı etkiye tepki veriyor… Dolayısıyla da ışıktan daha hızlı hiç bir şey yoktur!… Bu iki parçacık arasındaki sicimler bu etkinin oluşmasını sağlamaktadır…

Bilimin bu iki cevaptan başka Kuantum Dolanıklık İlkesine verebileceği bir cevap yoktur!… Bu cevapların her ikisi de yanlıuş olabilir! Belki de bizim bilmediğimiz başka şeyler bu etkinin oluşmasını sağlamaktadır… Bilinmez!…

Kuantum Dolanıklık ilkesi Nasıl Kanıtlandı? 

Kuantum Dolanıklık İlkesi,  “Univercity of Vienna” üniversitesi tarafından da defalarca kanıtlanmıştır. Bağlı iki parçacığı birbirinden çok uzakta bulunan adalara taşıyan araştırmacılar, parçacıkları 143 kilometre ayırdılar. Bu ayrılmanın sebebi, parçacıkların birbirlerine yakın olduğu sırada birbirlerini etkileyebilecek olmalarıydı. Uzakta bulunan parçacıklar, dev dedektörler tarafından izlenilmeye ve eş zamanlı olarak bilgiler paylaşılmaya başlandı. Dedektörlerin ölçümlerine göre elde edilen veriler iki parçacığın uzaklık fark etmeden birbirlerine zıt şekilde hareket ettiğini kanıtlıyordu. Bu teorinin kanıtlanmasıyla birlikte bilim adamları bağlı olan bu iki parçacığın arasındaki mesafenin sonucu 140 milyonda 1 oranında değiştirebileceğini gözlemlendi…

Kuantum dolanıklık ilkesi, arkasında binlerce belirsiz sorunun oluşmasına neden oldu. Bu sorular şimdilik pek cevabını bulmuş değil! Ancak günün birinde bu sorulara bir cevap bulabilirsek belki de evrenle ilgili tüm bildiklerimizi bir kenara bırakıp, yeni baştan teoriler yazmamız gerekebilir…

Sosyal Medyada Paylaşın;

Facebook Yorumları