Kuantum Fiziği Nedir? Bölüm 2: Kuantum Fiziğinin Doğumu

Kuantum Fiziği

Kuantum Fiziği Nedir? Bölüm 1: Kuantum Evreni

Atom altı parçacıkların davranışlarını sıradan fizik kurallarıyla açıklanamadığını bir önceki bölümde anlatmıştık. Şimdi de Kuantum Fiziğinin nasıl doğduğuna, nasıl bu fizik dalının oluştuğuna ve neden Kuantum fiziğine ihtiyacımız olduğuna bir bakalım…



Kuantum fiziğinin doğuşu, ilk defa 1900’lü yıllara rastlamaktadır. O yıllarda aralarında Einstein’ın da bulunduğu pek çok bilim adamı elektronlar üzerinde pek çok deney yapmışlardır. O dönemlerde yapılan deneylerden biri de ünlü “Yarık Deneyidir”.

Yarık Deneyi
Yarık Deneyi

Yarık deneyi,  iki küçük kurşun levha  üzerinde yapılmıştır. Levhalardan biri tamamen kapalıyken, diğerinin ortasına bir yarık açılmıştır. Levhalar arka arkaya yerleştirilmiştir. İlk  yarıktan biraz uzak bir mesafeden arka taraftaki levhaya elektronlar gönderilmiştir. Bunu tıpkı sprey boya ile boşluk olan levhayı boyamak gibi düşünebilirsiniz. Şimdi, bu yarığın üzerine sprey boya sıkmış olsanız normalde ne olurdu? Elbette arka taraftaki kurşun levhanın üzerine yarığın şeklinde bir iz kalması gerekirdi. Zaten deney sonrasında arka taraftaki levhada tek bir çizgi oluştu da… Daha sonra bilim adamları ilk levhadaki boşluk sayısını ikiye çıkarınca işte o anda olanlar oldu. Normalde bu iki yarıktan geçen elektronların arka taraftaki levhada da iki çizgi oluşturması gerekmez miydi? Sonuçta elektronları da sprey boya gibi düşünebilirsiniz. Ya da bir mermi gibi de düşünebilirsiniz. Bu yarıklara silahla birer mermi sıkılsa normalde boşluklardan geçen mermiler arka taraftaki levhaya saplanmaz mıydı? Tamam elektronlar da tıpkı mermi gibi levhaya saplanıyor. Ancak bir farkla!.. Sanki tabancadan çıkan mermiler yarıktan geçtiğinde çoğalıyormuş gibi yarıktan geçen elektronların da  arka taraftaki levhada ikiden fazla izin oluşmasına neden olduğu gözlemlendi. Oysa ki; elektronlar tek parçadır ve parçalanması da imkansızdır. Bu durumu gözlemleyen bilim adamları, bir hata yaptıklarını düşünerek deneyi yüzlerce kere tekrarladılar ancak her seferinde aynı sonucu elde ettiler. Elbette bu duruma şaşılıp kalındı. Tabii doğal olarak bu duruma da bir açıklama getirilemedi. Daha sonraki yıllarda çok fazla elektronun yarıklara gönderildiğini düşünen bilim adamları elektronların yarıktan geçerken birbirlerine çarparak dağıldığını ve arka taraftaki levhada ikiden fazla izin oluşmasına neden olduklarını düşündüler. Bu durumu engellemek için yarığa tek tek elektronları göndermeye başladılar. Ancak ne sürpriz ki; yine elektronlar ikiden fazla arka taraftaki levhada iz oluşturmuşlardı. Bu deney yüzlerce kez farklı bilim adamları tarafından  denendi. Hiç bir deneyde sadece iki izin oluştuğu gözlemlenmedi. Her zaman levhalara gönderilen elektronların toplu olarak gönderilse de tek tek gönderilse de ikiden fazla izin oluşmasına neden olduğu gözlemlendi. Bazen üç farklı izin hatta bazen on farklı izin oluştuğu defalarca gözlemlendi. Daha sonraki yıllarda elektronların hareketlerini incelemek için yarık deneyindeki ilk levhanın ardına sensörler yerleştirildi. Sizce bu sensörlerin yerleştirilmesi ile ne oldu dersiniz?  Bilim adamları bu durumu  anlayarak açıkladılar mı dersiniz? Elbette hayır!… Ne hikmetse sanki elektronlar kendilerinin izlendiğini anlamış gibi arka taraftaki levhada iki iz oluşturmaya başlamışlardı. Levhalar, ister yüzlerce elektron bombardımanına tutulsunlar ister elektronlar tek tek gönderin… Elektronlar izlendikleri sürece ikinci levhada iki iz oluşturmaya devam ettiler. Anlaşıldı ki sıradan fizik kurallarıyla bu durumu açıklamak imkansızdı!.. Böylece Kuantum Fiziği doğmuş oldu… Kuantum fiziği bu gibi anomalileri açıklamak için bazen bilim, bazen de felsefeyi işin içine katarak bu gibi durumları açıklamaya çalışmaktadır… Aşağıdaki videodan da gerçekten bu konuda yararlı bilgiler elde edebilirsiniz…

İşte kısaca Kuantum Fiziği bu şekilde doğmuş oldu. Gelecek bölümde evrenimizin aslında sadece bir ilizyondan ibaret olabileceğini hatta bu evrenin çok gelişmiş bir bilgisayar oyunu ve bizlerin de tıpkı bilgisayar oyunlarındaki karakterler gibi sadece kodlardan oluşmuş  olabileceğimizi öğreneceğiz…

Sosyal Medyada Paylaşın;

Facebook Yorumları