Kuantum Fiziği Nedir? Bölüm 3: Oyun Evreni

Kuantum Fiziği Nedir? Bölüm 3: Oyun Evreni

Kuantum Fiziğinin bir olguyu açıklarken işin içine biraz da felsefe kattığını söylemiştik. Çünkü; bazen kuantum evreninde yeni bulunan bir keşfi matematik formülleriyle veya fizik kurallarıyla açıklamak mümkün olmuyor!… Bu nedenle de  bazen öyle uçuk teoriler ortaya çıkıyor ki, bunları kanıtlamanın bir yolu olmadığı müddetçe bu teoriler doğru olarak kabul ediliyor…


Atomun keşfinden sonra maddenin en küçük yapı taşının atom olduğu zannedilirdi. Ancak daha sonra atomun da aslında parçacıklardan oluştuğunu öğrendik. Bildiğiniz gibi bu parçacıklar; elektronlar, nötronlar ve protonlardır… Önceleri, atomu oluşturan parçalardan biri olan elektronların, tıpkı dünyanın güneş etrafında dönmesi gibi belirli bir rotada döndükleri zannedilirdi. Hatta bizlere bile okullarda hala bu şekilde öğretilir. Oysa ki; gerçekte elektronlar belirli bir yörüngede atomun merkezi etrafında dönmezler!… Elektronlar, bazen atomun çekirdeğine yaklaşıyor, bazen çekirdekten uzaklaşıyor, bazen çekirdeğin etrafında dolaşırken bir anda yörüngesini değiştiriyor, hatta bazen bir anda yok olup yörüngenin başka bir köşesinde yeniden ortaya çıkabiliyor. Hatta hatta bazen iki farklı yerde tek bir elektron aynı anda bile var olabiliyor!… İşte elektronlar bu kadar enteresan yapılar…

Tabii daha sonraki yıllarda atomu da oluşturan parçacıkların keşfi ile (Kuaraklar, nötrinolar, leptonlar gibi…)  kuantum fiziğine biraz daha ihtiyaç duyulmaya başlandı. Çünkü; atom altı parçacıkların gerçekten çok ilginç özellikleri ortaya çıkmaya başlamıştı. Örneğin; atom altı parçacıkların kütlelerinin olmadığı keşfedilmişti…

Sıradan fizik açısından bakıldığında bir maddenin kütlesinin olmaması demek aslında o maddenin olmadığı anlamına gelir. Oysaki atom altı parçacıklar  varlar… Kütlesi olmayan bir madde nasıl olur da var olabilir? Sıradan fizik kitaplarında hatta tüm fiziğin tüm yasalarını anlatan ciltlerce dolu ansiklopediler de bile maddenin tanımı yapılırken; “Madde; kütlesi olan ve boşlukta yer kaplayan cisme denir!” argümanı kullanılır. Oysa ki, atom altı parçacıkları kütlesi yoktur! Şimdi, atom altı parçacıkların nasıl olur da kütleleri olmadan kütlesi olan maddeleri oluşturması anlaşılamamıştır!…

Son yıllarda atom altı parçacıkların çok korkunç bir özelliği daha ortaya çıktı. Korkunç; çünkü atom altı parçacıkların bu özelliği anlaşılınca iki korkunç iddia ortaya atıldı. Her ne kadar bu iddiaların kanıtlanması için yapılabilecek bir şey olmasa da kuantum evrenindeki bu parçaların açıklanması için sadece iki teorinin ortaya atılabilmesi bu iddiaların doğru olabileceğini göstermektedir. Kuantum evrenine, atom altı parçacıklarla ilgili öğrendiğimiz o bilgiye gelince… Son yıllarda yapılan araştırmalara göre atom altı parçacıkların tamamının iki boyutlu olduğu anlaşılmıştır!… “Nasıl yani?!” dediğinizi duyar gibiyim… Yani arkadaşlar atom altı o parçacıklar tıpkı düz bir kağıt parçası gibi sadece genişlik ve yükseklikten oluşur. Atom altı parçacıkların derinliği yoktur. Yani anlayın işte; üç boyutu değillerdir!… Şimdi burada şöyle bir sorun ortaya çıkmaktadır: Bizi oluşturan atomları oluşturan parçacıklar iki boyutlu ise bizler nasıl olur da üç boyutlu bir evrende yaşamaktayız? Yani iki boyutlu bu parçacıklar nasıl olur da üç boyutlu bir evren yaratabilirler?

Atom altı parçacıkların hem kütlesiz olması hem de iki boyutlu olmaları sadece iki teorem ile açıklanabilmektedir… Bu teoremlerin doğruluğu tartışmalıdır…

1- Hologram Evren Teorisi 

Elbette bu teoriyi destekler nitelikte pek çok değer vardır. Bu değerlerden biri de karadeliklerdir. Yukarıdaki videodan da hologram evren teorisine bir bakabiliriz. Ancak bu bizler bu teoriye kuantum evreninden açıklamaya çalışacağız…

Hem kütlesiz hem de iki boyutlu bir maddenin nasıl olur da üç boyutlu, kütlesi olan bir evren yarattığı sorusuna bu teorinin gerçekten çok ilginç bir yanıtı vardır. Bu teoriye göre evrenin merkezinde her şeyin cevabı vardır. Bizler ise o merkezin etrafında evren adlı bir hologramın içerisinde, yaşadığımızı zannetmekteyiz. Oy sa ki; etrafımızdaki gördüğümüz her şey sadece çok gelişmiş bir hologramdan başka bir şey değildir. Bu evrende sadece sizin aklınız gerçektir. Etrafınızdaki her şey anneniz, babanız bile sahtedir. Evrenin merkezinde birileri sizi bu evrene bağlamıştır. Tıpkı “Matrix” filminde olduğu gibi… O halde bu teori eğer gerçekse gerçekten de bizi yaratan biri olabilir.

2- Oyun Evreni  TeorisiKuantum Fiziği Nedir? Bölüm 3: Oyun Evreni

Tıpkı hologram evreninde olduğu gibi bu teoriye göre bizler çok gelişmiş bir ırkın yaratmış olduğu bir oyunun içerisinde yer alan kodlardan başka bir şey değiliz. Tıpkı bizlerin bir bilgisayar oyunu oynarken oradaki karakteri gerçek sanmamız gibi… Oysa ki; o oyunlardaki karakterler bilgisayar kodlarından başka bir şey değillerdir. Tıpkı bilgisayar oyunundaki o karakter gibi bizler de çok gelişmiş bir oyunun içerisindeyiz ve bir çeşit koddan ibaretiz. Bu teorinin en büyük dayanağı elbette kütlesiz ve iki boyutlu atom altı parçacıkların üç boyutlu bir evren yaratmasıdır. Mantıken böyle bir evrenin olmaması gerekirdi. Oysa ki var!.. O halde atom altı parçacıklar, bir bilgisayar oyunundaki kodlar gibi “Evren” adlı oyunun kodlarından başka bir şey değildir…

Evet bu teoriler gerçekten de ilginç teorilerdir. Ancak bu konuda ortaya atılabilecek, tutarlı başka bir teori de bulunmamaktadır. Bu teorilerin ikisinden birinin doğru olabileceği gibi doğru da olmaya bilir. Kanıt olmadığı sürece bu teorilere inanıp inanmamak size kalmış…

Gelecek bölüm de “Tanrı Parçacığını” inceleyeceğiz.

Kuantum Fiziği Nedir? Bölüm 1: Kuantum Evreni

Kuantum Fiziği Nedir? Bölüm 2: Kuantum Fiziğinin Doğumu

Sosyal Medyada Paylaşın;

Facebook Yorumları