Örümcekler ve Doğaya Olan Müthiş Katkıları!..

Örümcekler ve inanılmaz özellikleri

Yapılan araştırmalara göre doğanın müthiş yaratıklarından biri olan örümcekler, yılda 800 milyon ton böcek yemektedirler…


Doğada yaklaşık olarak 45 bin farklı örümcek türü bulunmaktadır. Bu örümceklerin ağırlığının toplamda 25 milyon tonu bulduğu tahmin edilmektedir. Doğanın bu müthiş yaratıkları avladıkları 400 ile 800 milyon ton böcek ile eko sisteme çok büyük katkılar sağlamaktadırlar.

Araştırma Basel Üniversitesi tarafından yapıldı. Yine bu araştırmaya göre örümceklerin avlarının %90’ını böceklerden oluşmaktadır. Geriye kalan kısım ise; kuş, kurbağa, yılan, balık gibi canlılardan oluşmaktadır. Avladıkları miktar göz önüne alındığında böceklerin en büyük düşmanı örümcekler olarak görülmektedir. Zira dünya üzerinde 400 ile 800 milyon ton arasında böcek avlayan başka bir canlı yoktur. Bu yaptıkları ile örümcekler ekosistemi dengede tutan en önemli unsurlardan biridir.

Ayrıca örümcekler 2 bin farklı türdeki böcekleri avlamaktadırlar. Bu avlarının en önemli kısmını arılar oluşturmaktadır. Eğer örümcekler olmasaydı şu anda dünya arı istilası altında olacaktı. Bu durumda dünyanın geçek hakimi insanlar değil, arılar olacaktı.

Tabi örümceklerin doğaya kattıkları bu büyük katkının yanı sıra örümcekler hakkında çok enteresan bilgiler bulunmaktadır. Bunlardan bir kaç tanesine değinelim…

Örümcekler kendi ağlarına neden yapışmazlar?

Aslında örümcekler ağlarını örerken iki tür ip kullanırlar. Bunlardan biri merkeze ördükleri yapışkan olmayan ip, diğeri ise avın kurtulmasını engelleyen çemberin etrafında dolanan yapışkan iptir. Tabi bunun yanı sıra yapışkan bölüme geçtiklerinde örümceklerin bacakları bit tür yağ üreterek kendisinin ördüğü ağa yapışmasını engeller. Yine, örümceklerin bacaklarında bulunan tüylerin örümceğin bacaklarına yapışan yapışkan maddeyi  kaydırarak vücuttan atabildikleri keşfedilmiştir.

Örümcekler diğer örümceklerin ağlarına yakalana bilir mi?

Doğada 45 bin farklı örümcek türü bulunmaktadır. Doğal olarak bu örümceklerin üretmiş oldukları yapışkan maddenin özellikleri de farklı farklıdır. Örümcekler ağlarını uçan böcekleri yakalamak için kullansalar da nadiren de olsa farklı türdeki örümceklerin bazı örümcek ağlarına yakalandığı görülmüştür. Bunun yanı sıra Portia adlı bir örümcek türü kasıtlı olarak bazı örümcek ağlarına yakalanmaktadır. Bunu yaparak aslında ağa yakalanmayan, yakalanmış gibi gözüken bu tür av değil avcı olmaktadır.

Örümcek ağı ve müthiş özellikleri

Örümceklerin ördüğü bir kaç ağ türü...
Örümceklerin ördüğü bir kaç ağ türü…

Örümcek ağları üzerinde araştırma yapan bilim adamları, örümcek ağlarının çok enteresan özellikleri olduğunu keşfetmişlerdir. Örümcek ağı öncelikle doğadaki en sağlam yapılardan bir tanesidir. Örümcek ipinin çelikten en az beş kat daha sağlam, plastikten ise 30 kat daha esnek ve karbon fiberden 30 kat daha hafif  olduğu keşfedilmiştir. Öyle ki; eğer bir örümceği insan kadar büyüte bilseydik, bu örümceğin üreteceği ağ yaklaşık olarak 150 metre genişliğinde olacaktı. Bu da 50 katlı bina yüksekliğinde bir ağ anlamına gelmektedir. Yine bu ağ, o kadar sağlam bir yapıda olurdu ki; aynı anda 3 tane uçağı bile durdurabilecek kadar güçlü olurdu.  İşte örümcek ağı bu yüzden doğadaki en sağlam maddelerden biridir.

Örümcekler avlarını yemezler, içerler!…

Örümcekler, avlarını yakaladıktan sonra yemezler. Yenebilir duruma getirmek için önce yakaladıkları avı ağla sararlar. Daha sonra, bu ağın içerisine salgıladıkları özel bir maddeyi salgılarlar. Eriyen avı örümcekler bu şekilde yer. Daha doğrusu avlarını bu şekilde içerler…

Örümceklerin bir kaç ilginç özelliğinden bahis ettik. Allah’ın yaratma sanatının en güzel örneklerinden biri de elbetteki örümceklerdir. Şuursuz, bilinçsiz bir böcek, nereden bilmektedir uçan bir avı yakalamak için bir ağ kurması gerektiğini?… Üstelik bu ağın çok esnek ve çok sağlam olması gerektiğini nereden bilmektedir? Keza nereden bilmektedir, yakaladığı avı yemesi için özel bir salgı salgılaması gerektiğini?… İşte bu sorulara verilebilecek tek cevap vardır! O da Allah, “Ol!” deyi verdi. O da olu verdi!…

DNA’ya Veri Depolandı…!

Sosyal Medyada Paylaşın;

Facebook Yorumları