Sentinel Kabilesi

Sentinel Adası

Bir kaç on yıldır sanayileşme ve teknolojideki gelişmeler dünyanın her yerinde görülse de. Bu teknolojileri kullanmayan yüzlerce kabile bulunmaktadır. Bu kabileler, bu teknolojilerden kısmen haberdar olsalar da kullanmamayı tercih etmektedirler. Sentinel kabilesi ise, binlerce yıldır dış dünyadan tamamen izole olarak yaşadıklarından bu teknolojilerden haberleri dahi olmayan bir kaç kabileden biridir. Bu yazıda bildiğimiz kadarıyla onların yaşamlarına değineceğiz ve neden binlerce yıldır dış dünyadan izole bir hayat sürdüklerine bakacağız…

Hindistan ve Madagaskar arasındaki ufak bir adada yaşayan bu kabilenin  100 ile 500 arasında bir topluluktan oluştuğu tahmin edilmektedir. En yakın kara parçasının bile binlerce kilometre uzağında olan bu adada yaşayan Sentinel Kabilesi üyeleri, dış dünyadan tamamen izole bir hayat sürmektedirler. Son yapılan araştırmalar sonucunda Sentinel kabilesinin modern insandan en az on bin yol geride olduğu saptanmıştır. Daha ateşi hatta tarımı bile keşfetmemişlerdir. Yaşamlarını avcılık ve toplayıcılıkla devam ettirdikleri tahmin edilmektedir. Tahmin edilmektedir, çünkü; bu kabile dış dünyadan gelen her insana düşmanca bir tavır sergilemektedir. Bu tahminleri uzaktan veya helikopterlerden çekilen fotoğraflardan yapmaktayız.

Sentinel adası
Sentinel adası

Amazon ormanlarında da bu tarz izole hayat süren bir kaç tane kabile olduğu düşünülmektedir. Ancak Sentinel kabilesini onlardan ayıran en büyük özellikleri ulaşılabilir olmalarına rağmen izole bir hayatı benimsemelerinden kaynaklanmaktadır. Hiçbir şekilde hiçbir toplumla iletişime geçme çabalarına karşılık vermemektedirler. Hatta oraya giden insanlara ok ve mızraklarla saldırarak bir çoğunu katletmişlerdir.

Sömürgecilik döneminde ingilizlerin kullandığı bir taktik vardı. Bu taktiğe göre iletişime geçmeyen kabilelerden bir kaç kişiyi kaçırıp onları krallar gibi ağırlayıp, çeşitli hediyelerle serbest bırakıyorlardı. Böylece kabilesine geri dönen bu insanlar İngilizleri bir tehdit unsuru olarak kabilelerin görmemesini sağlıyorlardı. Bu şekilde bu tür kabilelerin güvenini kazanan İngilizler, bu tarz kabilelerin bulunduğu toprakları daha çabuk işgal edebiliyorlardı. 1880 yılında Sentinel kabilesinden de 6 kişi kaçırıldı. Ancak bu altı kişiden üçü anlaşılamayan bir nedenden dolayı ölünce, diğer üç kişi adalarına geri bırakıldı. Böylece Sentinel kabilesinin modern insana karşı düşmanlığı başlamış oldu…

O zamanlar Sentinel kabilesinden kaçırılan insanların ölüm nedenleri anlaşılmamıştır. Ancak günümüz teknolojisiyle anlaşılmıştır ki; bu tarz kabilelerin modern insanların başından geçen en basit virüslere bile bağışıklıklarının modern insanlardan binlerce yıl geride olduğu anlaşılmıştır. Örneğin; en basit grip virüsünün bile Sentinel kabilesine bulaşması halinde bu virüsün kabileyi tamamen yok edebileceği anlaşılmıştır.

İngilizlerden sonra ise Sentinel kabilesi tamamen unutulmuştur. Taki; 1960 yılına kadar… Hindistan hükümetinin kararı ile bu adadaki insanlarla 1960 yılında iletişime geçme çabaları başlamıştır. 1967 yılında bunun için adaya düzenli olarak seyahatler düzenlenmeye başlandı. Ancak bu seyahatler, yerlilere hediye bırakıp geri dönmenin ötesine geçemedi…

1967 yılından sonra iletişim çabalarından tamamen vazgeçilmiştir. 1981 yılında Panama bandıralı bir yük gemisi Sentinel adası resiflerine oturmuştur. Yardım bekleyen silahsız mürettebat Sentinel Kabilesi tarafından ok yağmuruna tutulmuş ve mürettebatın tamamı öldürülmüştür. Bugün bile Promise adlı bu gemi saplandığı yerde durmaktadır. Aşağıdaki resimde bunu görebilirsiniz.

Sentinel Adasında kıyıya oturmuş olan gemi
Sentinel Adasında kıyıya oturmuş olan gemi

Bu olaydan 10 yıl sonra, Hintli bir antropolog Sentinel kabilesi ile dostane bir ilişki kurmayı başarmıştır. Ancak 1997 yılında Hindistan Hükümeti tarafından dış dünyadan gelebilecek hastalıklara karşı Sentinel kabilesini korumak için bu araştırma gezilerini yasaklanmıştır.

2004 yılında meydana gelen Tsunami felaketinden sonra Sentinel kabilesinin yok olduğu düşüncesiyle araştırma yapmak için adaya bir helikopter gönderilmiştir. Ancak helikopter gelenek haline getirdikleri ok yağmuruyla karşılaşılınca hayatta kaldıkları anlaşılmıştır.

2006 yılında Sentinel adasına çok yaklaşan iki balıkçı da öldürülünce Hindistan Hükümeti tarafından adaya yapılacak tüm giriş ve çıkışlar yasaklanmıştır.

Sentinel adası 2010 yılında çekilmiş bir fotoğraf

Konuştukları dil, inançları, mitolojileri hakkında hiçbir şey bilinmiyor. Yine dışarıdan gelen yabancılara karşı neden bu kadar agresif oldukları da bilinmiyor. Onların birer vahşi olduğunu düşünüyorsanız dönün bir tarihe bakın derim… Kaç milyon insan “modern insan” dediğimiz kişiler tarafından öldürülmüştür? Bunu düşününce onlar mı vahşi yoksa biz mi? Bilemedim… Onlar sadece dışarıdan gelen insanların kendilerine kötülük, hastalık ve dert getireceğini bilen insanlarmış gibi geliyor bana ve onların bize uymalarını beklemek yerine biz onlara uysak nasıl olurdu acaba?…

Sosyal Medyada Paylaşın;

Facebook Yorumları