Uzay Araçları Dünyaya Dönerken Neden Göktaşları Gibi Yanarak Zarar Görmez?

uzay mekikleri

Filmlerden hepimizin de aşına olduğu gibi, dünyaya çarpmak üzere atmosfere giren göktaşları yanarak kimi zaman, büyüklüğüne bağlı olarak tamamen yok olurlar. Bu göktaşları atmosfere girdikleri anda sürtünmenin etkisiyle son derece yüksek ısıya maruz kalırlar. Bu yüksek ısının sonucu olarak, yanmaya başlayan göktaşları, aynı zamanda parçalanmaya da başlarlar. Nitekim, gerçek hayatta da aynen filmlerde olduğu gibi atmosfere giren küçük çaplı göktaşları tamamen yok olurlar. Buna karşılık hemen hemen 5 katlı apartman büyüklüğünde olan uzay mekikleri, atmosfere girerken neredeyse bir göktaşının ulaştığı hıza ulaşırlar. Ancak buna rağmen hiç bir zaman uzaydan dünyaya dönerken zarar görmezler… Göktaşları gibi parçalanmazlar…Peki ama neden?…

Uzay mekikleri kimi zaman dünya yörüngesinde saatte 28.000 kilometre hıza erişirler. Bu hızla 45 dakika içerisinde mekiğin içerisinde bulunan astronotlar, güneşin doğuşunu ve batışını görebilirler. Yani, bu hızlara ulaşan bir mekik dünyanın etrafını 90 dakika içerisinde dolaşabilir… Uzay mekikleri hızlıdır. Ancak bu hıza bir de ağırlık eklenince teknik olarak bir uzay mekiğinin, bir göktaşından farkı yoktur…

Aynı göktaşlarında da olduğu gibi dünya atmosferine giren bir mekik, yaklaşık olarak 2.000 santigrat dereceye kadar ısınır. Ancak, uzay mekiklerinde göktaşlarından farklı olarak ısı kalkanları vardır.  Bu ısı kalkanları mekiğin hasar almasını engeller.

Günümüzde uzay mekiklerini bu yüksek ısıdan korumak için ısı yansıtma özelliği olan silisyum, seramik ve çeşitli kompozid maddeler kullanılır. Ancak geçmiş yıllarda, mesela Apollo görevlerinde kullanılan mekiklerin dış yüzeyine plastik ile güçlendirilmiş, bir çeşit reçine sürülürdü. Bu reçine mekik atmosfere girdiğinde ve sürtünmeden dolayı  belirli bir sıcaklığa ulaştığında yanmaya başlardı. Bu yanma sonucunda ortaya bir çeşit gaz çıkar ve bu gaz ısının mekikten uzaklaşmasını sağlardı.

Tabii tek başına mekiğin dışında kullanılan koruyucu maddenin pek bir önemi yoktur. Ayrıca mekiğin yapısı ve atmosfere giriş açısı da çok önemlidir. Uzay mekiğinin dış yüzeyinin pürüzsüz olması, mekiğin iç kısmına sıcak havanın geçmesini engellediği gibi aynı zamanda ısının daha çabuk mekikten uzaklaşmasını sağlar. Zaten, uzay mekikleri ile göktaşları arasındaki en temel fark da budur. Göktaşarının koruyucu bir kalkanı olmadığı için, ısı göktaşının en iç kısmına kadar ulaşır. İç kısımlarda hele hele su gibi buharlaşabilen bir molekül varsa, bu göktaşının içeriden çok daha hızlı parçalanmasına neden olur…

Uzay mekiğinin dünya atmosferine giriş açısı da mekiğin sağlığı için çok önemlidir. Dedeğim gibi, uzay mekikleri yörüngede dönerken kimi zaman saatte 28.000 kilometre hıza ulaşabilirler. Ancak, bu yüksek hızla atmosfere girmeye çalışmak sonun başlangıcı olur. Eğer doğru açıda atmosfere giriş yapılmazsa bu yüksek hızda mekik duvara çarpan bir top gibi geri savrulacaktır. Eğer doksan derecelik bir açıyla atmosfere girilirse o halde de mekik yer çekiminin etkisiyle daha da hızlanarak tamamen kül olacaktır. O nedenle de mekiğin ağırlığına, irtifasına ve hızına bağlı olarak atmosfere giriş açısı belirlenmelidir. Bu açı genellikle 45 derecedir…

Özetleyecek olursak… Bir mekiğin atmosfere girdiğinde göktaşları gibi yanmamasının sebebi şunlardır;

  • Mekiğin dış yalıtım malzemesi
  • Mekiğin şekli ve
  • Mekiğin atmosfere giriş açısıdır…

“G Kuvveti” Nedir? Aşırı G Kuvvetine Maruz Kalmak Bir İnsanı Öldürebilir mi?

Sosyal Medyada Paylaşın;

Facebook Yorumları