Uzaylılar var mı? Bölüm 2: Uzaylılarla bu zaman kadar neden karşılaşmadık?

Uzaylılar var mı? Bölüm 2: Uzaylılarla bu zaman kadar neden karşılaşmadık?

Evrende bizden daha ileri, bizim seviyemizde ya da bizden bir kaç yüzyıl geride, teknolojik anlamda, “medeniyetler” bulunma ihtimali ayrı ayrı çok yüksektir. Ancak sınırlı medeniyetimizle, bu dünyaya sıkışıp kalmış bizler için dış uzayda zeki bir yaşamın olup olmadığına verilebilecek kesin bir cevabımız da bulunmamaktadır!..

Bizim seviyemizde ya da bizden teknolojik olarak daha aşağıdaki bir medeniyetle şimdilik karşılaşamadık!   Ya da karşılaştık da bizim haberimiz yok!…

Bilime göre; evrende bizden başka zeki bir yaşam olmama olasılığı neredeyse “yok!” denecek kadar azdır. Hatta evrende bulunan zeki yaşamlar arasında ;  bizden binlerce, belki de milyonlarca yıl, hatta milyarlarca yıl daha ileri teknolojilere sahip medeniyetlerin olma olasılığı da son derece yüksektir. Elbette, bu hipotezin dayanağı evrenin akıl almaz derecede büyük olmasıdır. (Daha detaylı bilgi için tıklayınız…)

Evrende yalnız mıyız? Evrende ilk gezegenlerin yaklaşık olarak 10 milyar yıl önce görülmeye başlandığı tahmin edilmektedir ve halen de 8-10 milyar yaşında yaşam olmasa da  sadece bizim galaksimizde bile binlerce gezegen olduğu bilinmektedir….  Dünyanın yaşının 4.5 milyar olduğunu düşünürsek dünya bu tür gezegenlere göre nispeten genç bir gezegen sayılır…  Evrende 10 milyar yaşındaki herhangi bir gezegende, zeki bir yaşam varsa, büyük bir ihtimalle bu zeki yaşamın bir kaç  milyar yıl boyunca hayatta kalabilmesi, varlığını devam ettirebiliyor olması beklenir… Sonuçta; yaşamın evrilmesinin bir süresi vardır. En uç nokta olan zeka ile birlikte, bir kaç milyar yıl boyunca, gezegenlerinde bulunan diğer canlılara oranla, daha üstün  zekaya sahip canlının o gezegende en baskın tür olmasına neden olur…  Bu tip bir medeniyetin bireyleri bizden daha zeki olmasalar, bizle aynı seviyede zekaya sahip olsalar bile ulaştıkları teknoloji seviyesi bir kaç milyar yılda inanılmaz boyutlara erişmiş olabilir…. Hele hele ilk insanın görüldüğü 200.000 yıl önceden bu yana, bizim göstermiş olduğumuz teknolojik ilerlemeye bakılırsa bir kaç milyar yıllık bir medeniyetin teknolojisi akıl almaz derecede ileri olabilir… Daha iyi anlamak için şöyle bir örnek verebiliriz: Evrenin herhangi bir yerinde,  bizim gezegenimizle aynı şartlara sahip, zeki yaşam barındıran x adında bir  gezegen hayal edelim!… Dünyanın yaklaşık olarak 4.5 milyar yaşında oluşmaya başladığını biliyoruz!..  Ancak bu x gezegenin dünyadan farklı olarak oluşumuna 8 milyar yıl önce başladığını varsayalım…. x gezegeni ile dünyanın hayat çizelgesinin aynı olduğunu varsayarsak ve x gezegenininde zeki bir yaşamın varlığını da kabul edersek… O halde x gezegenindeki zeki yaşamın şu an bizim kullandığımız teknolojiyi bundan 3.5 milyar yıl önce kullanmaya başladığını söyleye biliriz… Şimdi!… Aradan geçen 3.5 milyar yılda x gezegenindeki medeniyetin  ulaştığı teknolojiyi hayal edebilir misiniz? Şu anda bile bizler yüzyıl sonrası için ne gibi teknolojilere sahip olabileceğimizi hayal dahi edemezken veya sadece 100 yıl önceki teknolojilerimiz ile şimdiki teknolojilerimiz arasında dağlar kadar fark varken,  x gezegenindeki medeniyetin 3.5 milyar yılda teknolojik anlamda gidebileceği noktaları düşünebiliyor musunuz?…Üstelik teknolojinin en büyük özelliği zaman içerisinde katlanarak gelişmesidir. Yani, 1990 yılı ile 2000 yılı ve 2000- 2017 yılları arasındaki sahip olduğumuz  teknolojiler  arasındaki farklar bile uçurumlar kadardır!… Fazla kafa karıştırmadan devam edelim… Şöyle bir düşündüm de!..   Aslında bunun gezegenin yaşıyla da bir alakası yoktur… Dediğim gibi: İlk insan, bundan 200.000 yıl önce  görülmüştür. Eğer, ilk insan bundan 60 milyon yıl önce görülmüş olsaydı, şu anda bizim bile  medeniyetimizin gelmiş olduğunu nokta ne seviyede olurdu acaba?…  İşte evrende olması beklenen zeki yaşam formları arasında, çok ileri seviyede teknolojiye sahip binlerce, hatta milyonlarca medeniyetin bulunması çok olağandır!… En azından böyle bir gezegenden gelen bir ırkın varlığını öğrendiğimizde de hiç şaşırmayız!… Ya da böyle bir medeniyet hiç bir zaman var olmamış da olabilir!…

Lafı çok uzattık ama sonuç olarak; eğer bizden teknoloji olarak bir kaç milyon yıl ya da bir kaç milyar yıl ileride olan bir medeniyetin de yıldızlar arası, hatta galaksiler arası yolculuk yapabilecek kadar gelişmiş olması beklenir!… Eğer evrende bizden daha zeki milyonlarca, belki de trilyonlarca  medeniyet varsa, o halde bu medeniyetlerden en az biri ile iletişim kurmuş olmamız da gerekmez miydi?…Peki ama neden bu zamana kadar dünya dışı, zeki bir yaşama rastlamadık?…

Bu sorunun cevabı kesin olmamakla birlikte, bu durumu açıklamaya çalışan bir kaç hipotez vardır!… Şimdi bu hipotezlerden bir kaçına kısa kısa değinelim…

“Hayvanat Bahçesi” Hipotezi"Hayvanat Bahçesi" Hipotezi

Evet!… Bizden çok daha ileri medeniyetler var!… Bunlar dünyamızı da ziyaret ediyorlar. Ancak onlar için bizler o kadar ilkeliz ki; bizimle iletişim kurmak için hiç bir çaba harcamıyorlar. Bizim için hayvanat bahçesindeki hayvanlar ne kadar önemliyse ya da onlarla iletişim kurmaya çalışmak ne kadar mantıksızsa, onlar için de bizlerle iletişime geçmeye çalışmak bir o kadar mantıksızdır belki de….  Yani bizimle iletişim kurmanın veya kurmaya çalışmanın onlar için hiçbir bir anlamı ve faydası  yoktur!…

Ya da şöyle olabilir! Bizi sürekli olarak izliyorlar! Hatta üstümüzde deneyler bile yapıyorlar. Ancak, bunu yaparken gizli kalmaya özen gösteriyorlar. Çünkü; onlar  bizim gelişmemizin önüne geçmemek… Yani düşünsenize!… Evrende yalnız olmadığımızı, bizden çok daha ileri medeniyetlerin olduğunu öğrensek… Hatta bilsek ki onlar isteseler dünyamızı bir saniyede tamamen yok edebilirler… O halde hayatımızda neler değişirdi? Herhalde bütün bildiklerimiz tamamen alt üst olurdu ve mesela;  daha fazla silah üretme yoluna gidebilirdik… Onlardan korkabiliriz… İnsanı korku güçlü kılar, ancak böyle bir korku bizi tamamen yok edebilir de…

“Umurlarında değiliz!” Hipotezi "Umurlarında değiliz!" Hipotezi

Evrende o kadar çok yaşam var ki; bizler o çeşitlilik içerisinde önemsiz denecek kadar, gelişmiş medeniyetler için değersiziz!  Belki de hayat bizim sandığımız kadar kompleks değildir! Neredeyse her yıldızın etrafındaki bir gezegende en azından kompleks bir yaşam vardır. O yüzden de gelişmiş medeniyetler için bize ayrılacak zaman, tamamen boşa harcanan zaman olarak görülmektedir…

Belki de yıldızlar arası yolculuk yapabildikleri ilk yıllarda, yüzlerce medeniyet keşfettiler…  O da sadece bir kaç bin yıldızda… Artık yeni medeniyetler aramanın, onlarla iletişime geçmenin, onlar için hiç bir anlamı yoktur!… O yüzden de artık kendileri için daha önemli olan işlere yoğunlaşmışlardır…

“Galaksinin dış mahallesi” Hipotezi  güneşin samanyolundaki yeri

Yukarıdaki resimde gördüğünüz gibi, dünyamızın ve güneş sistemimizin yer aldığı lokal küme daire içine alınmıştır.. Sadece o çemberin içerisinde bile bizim yıldızımızla birlikte en az iki bin adet yıldız bulunmaktadır… Yani, resimden de anlaşılacağı üzere, güneşin bulunduğu yer, galaksimizin biraz daha “dış mahalleleri” diyebileceğimiz bir konumda bulunmaktadır.  İçinde bulunduğumuz Galaksimizi kalabalık, bir şehir gibi düşünebilirsiniz… Bir şehrin merkezine gidildikçe, daha fazla insana rastlama olasılığınız artacaktır. Aynı durum galaksimiz için de geçerlidir. Galaksimizin merkeze yakın bölgelerinde daha fazla sayıda yıldız bulunmaktadır… Mesela; yukarıdaki resimdeki çemberi alıp galaksinin merkezine daha yakın bir noktaya koysanız o çemberin içine en az 40.000 yıldız sığabilirdi. Ya da güneş sistemimiz galaksinin merkezine biraz daha yakın olsaydı gece gökyüzüne baktığınızda yüz binlerce yıldız görebilirdiniz… Dolayısıyla galaksinin bu bölgelerinde hem daha fazla yaşanabilir gezegen hem de daha fazla enerji kaynağı bulmak mümkündür…

Buradan yola çıkarak!… Bilindiği gibi teknolojinin en büyük sorunu enerjidir. Ne kadar gelişmiş teknolojiye sahip olursanız olun enerji olmadığı müddetçe ürettiğiniz teknolojinin hiçbir anlamı olmayacaktır. Dolayısıyla, bize yakın yıldızlardan birinde ileri seviyede bir medeniyet olsaydı bile bu medeniyet enerji ihtiyaçlarını karşılayabilmek amacıyla daha verimli olan galaksinin merkezinde bulunan yıldızlara doğru uzun bir yolculuğa çıkmış olabilirler ve oraya yerleşmiş de olabilirler!… Aynı şey bizim de başımıza da gelecek! Eğer günün birinde yok olup gitmezsek,  biz de önce dünyadaki tüm enerji kaynaklarını bitireceğiz… Daha sonra, bu dünyayı terk edip, önce başka bir gezegene daha sonra da galaksinin merkezine doğru bir yolculuğa çıkacağız… Tahminen her gelişmiş medeniyetin yaptığı da budur… Dolayısıyla bize çok çok uzak bir konumda bulunan uzaylıların bizi, dünyamızı  fark edebilmeleri hatta buralara tekrar dönmeleri veya burada enerji kaynağı aramaları ve bize denk gelmeleri de oldukça güçtür…

“Büyük Filtre” Hipotezi"Büyük Filtre" Hipotezi

Her canlı gibi her medeniyette doğar, gelişir, yaşlanır ve ölür. En azından dünya üzerindeki tüm medeniyetler için bu durum geçerlidir. Bu durum uzaylı medeniyetler için de geçerli olabilir. Bir medeniyet, teknolojisini belirli bir seviyeye getirdikten sonra bir şekilde yok olmaktadır. Yani, teknolojileri hiç bir zaman yıldızlar arası veya galaksiler arası  yolculuk yapabilecek kadar gelişmemektedir. Ya gezegenlerine bir gök taşı çarpmaktadır, ya bir süper nova patlaması nedeniyle gezegenleri tamamen yok olmaktadır ya da bunun gibi evrenden gelebilecek binlerce tehditten biri ile yok olmaktadırlar… Hadi bunlar olmasa bile ya teknolojileri kendilerini yok etmektedir ya da belirli bir seviyeden sonra birbirleri ile savaşarak yeniden teknolojinin olmadığı (taş devrine)  geri dönmektedirler. En baştan, baştan başlayıp milyonlarca yıl içerisinde gelişmiş bir medeniyet olup tekrar savaşıp, tekrar yok olmaktadırlar… Bu süreç böyle milyarlarca yıl devam etmektedir. Ya da bu tür savaşlarla tamamen yok olmaktadırlar… Yani hiç bir medeniyet kolay kolay ileri düzey bir medeniyet haline ulaşamamaktadır…  “Üçüncü dünya savaşı hangi silahlarla yapılır bilmem!… Ama dördüncü dünya savaşının taş ve sopalarla yapılacağı kesindir!” (Einstein) Ne güzel söylemiş!… Bu sözüyle sanki evrendeki tüm medeniyetlerin geleceğini anlatmış…

“Denetleyici Süper Güç” Hipotezi "Denetleyici Süper Güç" Hipotezi

Bu büyük filtreyi aşabilenler yani, başına bir kaza bela gelmeden teknolojini tüm galaksinin enerjisini kullanabilecek  ve kontrol altına alabilecek kadar geliştiren medeniyetler de vardır. Ama bu medeniyetler çok nadir görülür… Öyle ki; bizim galaksimizde bu tip medeniyetlerden ya bir tane vardır ya da hiç yoktur!…

Tıpkı dünyadaki gibi, evrende de yaşam barındırması muhtemel gezegenlerde de hayat bulmak zor, ancak kaybetmesi kolaydır… Dolayısıyla tıpkı dünyadaki gibi yaşamını devam ettirmek isteyen canlılar hayatlarını korumak için güdülenmiş canlılar olacaklardır. Tıpkı bizim gibi… Sonuçta ne kadar gelişirsek gelişelim birbirimizi boş yere öldürmekten vazgeçemeyeceğiz gibi geliyor bana!… Neyse!…  Zaten o yüzden de büyük filtreyi aşıp, ileri düzey bir medeniyet olmak çok ama çok zordur…  İşte bir şekilde ileri düzey medeniyet haline gelen bazı medeniyetler de  iç güdüleri ile hareket ederek, kendilerine tehdit olarak gördükleri tüm medeniyetleri yok etmektedirler. Bizim gelişmiş bir medeniyet göremememizin nedeni budur!… Galakside bulunan en gelişmiş teknolojiye sahip olan bu medeniyet, ne zamanki başka bir ırk, teknolojisini aşırı geliştirmeye başlarsa aniden ortaya çıkarak o ırkı tamamen haritan silmektedir. Yani, “Hayatta kalmak için sarmaşığın kök salmasına izin verme!” mantığıyla hareket eden medeniyetlerdir. Sonuç olarak; eğer böyle bir medeniyet varsa, onlar bizim farkımızda ancak  bu medeniyet halen bizi bir tehdit olarak görmemektedir.  Ne zaman ki; onlar için bir tehdit oluşturmaya başarırsak işte o zaman  hem uzaylıların varlığını öğrenmiş hem de tarihin bizi yazmadığı yeni bir tarihe başlamış oluruz…

Evrende yalnız mıyız?
Evrende yalnız mıyız?

Tabi yukarıda bahsettiğimiz olasılıklar evrende zeki bir yaşamın varlığına dayanan olasılıklardır. Ancak evrende bizden başka zeki bir yaşamın olmama olasılığı da çok küçük bir ihtimalle de olsa vardır. Belki de bizim yaşam dediğimiz şeyin oluşması geçekten çok zordur… Belki de yaşam sandığımızdan daha da kompleks bir yapıdadır.   Yani azda olsa evrende bizden başka zeki bir yaşamın olmama ihtimali de vardır!…Belki de hala yaşamı anlayamadık!… Kim bilebilir! Daha da önemlisi belki de evrendeki hiçbir medeniyet bizim ulaşabildiğimiz teknoloji seviyesine bile asla ulaşamadı!… Düşünüp neyin doğru olabileceğine karar vermek size kalmış!… Neyse!… Bu yazıyı daha da uzatmak mümkündür. Ama burada sonlandırmak galiba iyi olacak… Çünkü; uzaylılarla bu zamana kadar neden karşılaşmadığımızı açıklamaya çalışan yüzlerce hipotez bulunmaktadır… Hepsinden burada söz etmenin bir anlamı da bana göre yoktur!… Ama benim en çok tuttuğum hipotez; “Büyük filtre” hipotezidir. “Neden?” diye soracak olursanız…Zaten  nedeni de sizce de çok açık değil mi?!…  Biz kendimizi bile çoktan yok etmeye başlamadık mı?…

Kaynak: Wikipedia; Büyük Filtre 

Evrende Başka Zeki Yaşam Var mı?Fermi Paradoksu

Evren ne kadar büyük olabilir ki!

 

Sosyal Medyada Paylaşın;

Facebook Yorumları