Uzaylılar yoktur! İnanmayın!… Bölüm 4: Işık Hızı

Evrendeki en hızlı şeyin ışığın hızı olduğunu söylemiştik. Ancak evren gibi büyük yapılarda ışığın hızı bile son derece yavaştır. Bilinen evrenin 93 milyar ışık yılı genişliğinde olduğunu biliyoruz!.. Yani, ışık bile evreni bir baştan bir başa ancak 93 milyar yılda kat edebilir…



 

Evren 93 milyar ışık yılı genişliğindedir.

Şimdi… Öncelikle yazının asıl konusuna geçmeden önce aşağıdaki tüm düşünceler veya önermeler benim tamamen kişisel fikrimdir. Hiçbir bilimsel dayanağı da yoktur… Fikirlerim arasında ışık hızının geçilemeyeceğini söyledim. Ancak, bu hiçbir medeniyetinde ışık hızını aşamıyacağı anlamına da gelmemektedir…

Uzaylı furyası ilk defa meşhur “Rozvel Olayı” ile başladı. ABD’nin yanılmıyorsam Rozvel kasabasına bir ufonun düştüğü iddia edildi. Bu olaydan sonra bir ufo furyasıdır aldı başını gitti. Ancak hiçbir zaman ABD’nin o bölgesine bir ufonun düştüğü kanıtlanamadı… Öncelikle, milyarlarca kilometre, hatta katrilyonlarca kilometre öteden gelen bir ufo, nasıl olur da dünyaya geldiğinde düşebilir? Onlara göre bizim teknolojimiz çok ilkel kalmaktadır. Ancak ona rağmen bir uçağın düşme olasılığı milyonda birken, bizden milyonlarca yıl ötede teknolojisi olan bir uzay gemisinin dünyada düşme olasılığı sizce nedir? Herhalde yok denecek kadar azdır!… Tek bir kanıt yok ki inanalım!.. Bize kanıt diye sunulan videoların tamamı ya sahte ya da o kadar berbat bir yöntemle çekilmişler ki; ne olduğunu anlamanın imkanı yok!… Ama insanlar bunu bilmelerine rağmen inanmaya devam ediyorlar. Çünkü; Hoollywood bize  bu uzaylıları öyle bir yutturdu ki, artık yutturduğu bu şey kanımıza işledi… Oradan onu söküp atmak da neredeyse imkansız… Yani, neden bize uzaylı diye yutturulmaya çalışan resimlerin hepsi Hollywood filmlerindeki uzaylılara benziyor!… Hollywood uzaylılardan mı etkilendi? Yoksa, uzaylıların varlığını iddia edenler Hollywood’dan mı etkilendi?…

Günümüzdeki fizik kurallarına bakarak, evrendeki hiç bir maddenin ışıktan daha hızlı gidemeyeceğini görürüz. Işık hızı, evrendeki en mutlak hızdır. Üstelik bu hıza ulaşabilmek için kütlesi olan herhangi bir canlının harcaması gereken enerji miktarı neredeyse sonsuzu yakındır…

Işığın saniyede 300.000 kilometre hareket edebilmesinin temel nedeni kütlesiz olmasından kaynaklanmaktadır. Bu nedenle de kütlesi olan bir maddenin ışık hızına ulaşması mümkün değildir. Kütlesi olan bir madde en fazla ışık hızının %99.99’u kadar hızlana bilir.

Işık hızına yaklaştıkça zamanın yavaşladığı bilinmektedir. Dolayısıyla ışık hızına çok yakın hareket eden uzay  gemisinin içinde bulunan bir uzaylı için zaman neredeyse akmayacak kadar yavaşlayabilir. Bu uzay gemisindeki yaratıklar trilyonlarca kilometre ve yıllarca  uzayda yolculuk yapsalar bile durduklarında kendileri için yolculuk bir kaç gün sürmüş gibi gelecektir. Ancak, geçerli fizik kurallarına göre, kütlesi olan  bir madde dışarıdan kendisine uygulanan bir güç olmadıkça hareket edemez. Uygulanan enerjinin miktarı arttıkça maddenin hareketi hızlanır…  Burada uygulanan enerji miktarı kadar maddenin kapladığı alan ve ağırlığı da hızı etkiler… Ağırlık  büyüdükçe hızlanmak için harcanması gereken enerji miktarı orantılı olarak artmaktadır. Öyle ki; bir kilogramlık bir taş parçasını bile ışık hızının %50’si kadar hızlandırabilmek için harcamanız gereken enerji miktarı 100 atom bombasının ortaya çıkardığı enerji miktarı kadardır…  Dolayısıyla, yıldızlar arası yolculuk yapabilen uzaylıların olması için, bu varlıkların gemilerinde sonsuz enerji sağlayan motorun olması gerekir. Sonuçta uzay gemileri de kütlesi olan bir maddeden yapılmıştır. En azından bizim şimdiye kadar gördüklerimiz öyle(!) Neyse…!  Üstelik, bu enerjinin aniden ortaya çıkabilmesi  ve geminin aniden, bir saniyeden kısa bir sürede ışık hızına ulaşabilmesi gerekir. Sadece bir kilogramlı bir maddenin dünyadan uzaya gönderilebilmesi için, 1 ton yakıt gerektiğini düşünürseniz ne demek istediğimi anlarsınız… 

Kademeli, araba gibi vites arttırarak ışık hızına ulaşmaya çalışmak, teoride mümkündür. Ancak bu hıza ulaşana kadar harcanan enerji miktarı çok,  geçen süre ise çok az olmalıdır. En azından bir insanı bir uzay gemisine bindirip kademeli olarak hızlandırmak epey bir zaman alacaktır. Bu süre yüzlerce hatta binlerce yıl uzayda ilerlemeyi gerektirebilir. İnsan ömrünün çok kısa olduğunu düşünürsek insanlı bir uzay aracını kademeli olarak ışık hızına ulaştırmak ve bu insanları başka yıldız sistemlerine canlı olarak ulaştırmak imkansızdır.  Bu durum bizim için ne kadar geçerliyse, uzaydan gelen ırklar için de bir o kadar geçerlidir. Tabii bir uzay gemisini ışık hızına yakın bir sür’atle hareket ettirmek tek başına yakıt problemini halletmekle bitmez!… Ayrıca bu tür bir yolculuğun sonunda bu uzay gemisini de aniden durdurabilmek gerekir. Saatte 70 kilometre hızla giden bir araba bile aniden dursa içindeki insanların yaralanmamaları işten bile değildir. Kaldı ki; saniyede 300 bin kilometre sür’atle giden bir geminin aniden durması sonucunda neler olurdu kim bilir. Tabi hızlanmak yetmez, durabilmek de lazım… O da yetmez hangi teknoloji, bu kadar yüksek bir sür’atle baş edebilecek kadar sağlam malzeme üretebilir? Ya da bu sür’atle gidip bir gezegene çarparsanız ne olur veya bir gök taşına çarparsanız ne olur? Bu soruların cevabını vermek gerçekten çok zor!… O yüzden de evrende yıldızlar arası yolculuk yapabilecek kadar gelişmiş teknolojiye sahip bir medeniyet olsa bile onlar için bile bu tarz yolculuklar çok tehlikeli olarak nitelenirdi. Bana göre, uzaylılar binlerce ışık yılı uzaklıktan sırf bizi merak ettikleri için de gelmezler. Böyle bir teknolojiye sahip olsalar bile bunu en fazla etraflarındaki bir kaç yıldız sistemine ulaşmak için kullanır, bunu da büyük bir ihtimalle yeni enerji kaynakları için yaparlardı. Üstelik, böyle bir durumda ölüm riskini azaltmak için canlı varlık göndermek yerine robotlar kullanacaklardır. Günün birinde bir uzay gemisi gerçekten dünyaya gelirse ve karşımızda uzaylılar yerine robotları görürsek gerçekten şaşırmamız gerekir…

Dünyaya geldiği iddia edilen uzaylı ırkların tamamı organik, yani ölümlü olarak bizlere lanse edilir. Kaldı ki; buraya gelebilen zeki bir yaşam olsa bile Ölümlü bir canlının sırf bizi tanımak için bu kadar risk alıp, üstelik imkansıza yakın bir olasılıkla buraya, dünyaya gelip bizi ziyaret ettiklerini söylemek gerçekten çok mantıksızdır…

Bizden kat be kat ileri düzeydeki bir medeniyet, yukarıda bahsettiğim zorluklara rağmen yıldızlar arası yolculuk yapabilecek kadar ileri bir teknolojiye sahip olabilirler…Bu mümkün!  Ancak böyle bir medeniyet varsa bile hala bizi bulmaya yaklaşamadılar bile!.. Bu medeniyet, belki de milyonlarca yıldır yıldız arası, hatta galaksiler arası yolculuk yapabiliyor olsalar bile trilyonlarca ileri düzey medeniyetin arasında bizi bulmaları gerçekten zordur… Belki de buldukları bir kaç medeniyeti binlerce yıl incelediler, ancak kendileri gibi gelişmiş diğer medeniyetlerin yaptığı gibi bu işin anlamsız ve zaman kaybı olduğunu düşünerek çoktan başka işlere yoğunlaştılar bile… Bizden ileri evrende küçüklü, büyüklü milyarlarca, hatta katrilyonlarca medeniyet olduğunu ileri sürüyoruz!.. Ama bu medeniyetlerden kaç tanesi galaksiler arası yolculuk yapabilecek kadar ileri teknolojiye sahip olabilirler ki? Üstelik evrende bizden kat be kat ileri milyonlarca medeniyetten hangisi bizim gibi ilkel bir medeniyetle ilgilenir ki? Ben söyleyeyim; bizler için böcekler ne kadar önemliyse onlar için de biz bir o kadar önemliyiz!… Bizi incelemek için ayıracakları zamanın tamamı boşa gider!… Bizden bir kaç bin kat ileri  medeniyetleri incelemek varken senin birbirini öldürmeni kim merak eder? Senin minicik gezegeninin onların yanında ne önemi var? Eğer evrende trilyonlarca ileri düzey medeniyetlerin olduğunu iddia ediyorsan, bunların senin gibi ilkel bir medeniyetle ilgilenmesi için bana tek bir neden söyle!.. Senin ne özelliğin varda onlar seni merak edip, bu meraklarını gidermek için buraya gelsin?…

Son olarak aşağıdaki videoyu izleyin derim!… Öncelikle arkadaşın ellerine sağlık!… Güzel video yapmış, uğraşmış!… Ancak ne var ki; internet aleminde son zamanlarda hiç bir dayanağı olmayan, her hangi bir kanıt keza hak getire, bu tarz milyonlarca video yayımlanmaya başladı… Sunulan kanıtların çoğu da bir kaç çizimden veya uzaylı olduğunu iddia eden, kafayı yemiş insanların attığı palavralardan başka bir şey değildir… Keza insanların da bu gibi videolara nasıl inandıklarına da anlam veremedim…

Uzaylılar yoktur!… İnanmayın! Bölüm 1: Evrende zeki yaşam olasılığı!

Sosyal Medyada Paylaşın;

Facebook Yorumları