Yaşanabilir 10 gezegen daha keşfedildi…

Yaşanabilir 10 gezegen daha keşfedildi...

NASA’dan yapılan açıklamaya göre(20.06.2017); Kepler Uzay aracı tarafından Güneş Sistemi dışında  219 adet yeni gezegen keşfedildi. Bu gezegenlerin onunda ise; insanoğlunun neslini devam ettirebilmesi için gerekli şartlar mevcut… İşte detaylar…

NASA’nın yaptığı açıklamaya göre, Kepler Uydusu, 219 yeni gezegen keşfetti ve bu gezegenlerin onunda yeterli miktarda, yaşamı desteklemesi muhtemel sıvı bulunuyor. Üstelik bu gezegenlerin tamamı güvenli yaşam kuşağında… En azından tahminler o yönde… Kepler Uzay Teleskobu ile şimdiye kadar toplam 4035 gezegen keşfedildi ve bunların neredeyse %10’u güvenli yaşam kuşağında bulunmaktadır… Peki nedir bu “Güvenli yaşam kuşağı”…

Güvenli yaşam kuşağı; adından da anlaşılacağı üzere, üzerinde hayat barındırması muhtemel veya yaşamı destekleyecek özelliklere sahip, gezegenlerin bulunduğu,gezegenlerin  yıldızlarının etraflarındaki konumlarıdır.  Bir gezegenin yaşamı desteklemesi için yıldızına olan uzaklığı son derece önemlidir. Bir gezegen, yıldızına ne kadar yakınsa o kadar sıcak bir yüzeye, ne kadar uzaksa o kadar soğuk bir yüzeye sahip olur. Gezegenin yıldızına olan uzaklığı yaşam için son derece önemlidir.

Her yıldız sisteminin kendine has bir yaşam kuşağı bulunur. Bu yaşam kuşağı yıldızın enerji yayılımına ve büyüklüğüne göre değişir. Mesela; bizim yıldızımızın etrafında dönen gezegenlerin hayat barındırabilmesi için güneşin merkezinden 120 ile 250 milyon kilometre ötesinde yer almaları gerekir.  Bu alanda bulunan gezegenler ne fazla sıcak, ne de fazla soğuk olur. Ancak bazı yıldızlar o kadar büyüktürler ki; etrafında dönen gezegenin yaşam barındırabilmesi için yıldızına milyarca kilometre ötedeki bir yörüngede dönmesi bile yaşama elverişlilik sağlayabilir. (Ancak burada bir not düşmek gerekir. Bir yıldızın büyüklüğü ile ömrü arasında ters orantı vardır. Yani, bir yıldız ne kadar büyükse ömrü o kadar kısa, ne kadar küçükse o kadar uzun ömürlü olur.. Dolayısıyla da yaşam barındırması muhtemel gezegen arayışında daha çok güneş benzeri yıldızların etrafına bakılır. Bu tür yıldızların ömürleri bir kaç milyar yıl ile bir kaç kaç yüz milyar yıl arasında değişir. Sonuç olarak da bu tür yıldızların yörüngelerinde dönen gezegenlerde yaşamın oluşup gelişmesi için yeterli süre bulunur. ) Bu açıdan bakıldığında bizim yıldızımız olan güneşin güvenli yaşam kuşağı, Dünya ve Mars’ı içine alan bölgede yer alır. Ancak bildiğiniz gibi Mars’ta yaşam yoktur! Hatta yaşamı destekleyecek bir sıvı dahi yoktur! Yani  buradan da anlaşılacağı üzere, her yaşam kuşağında bulunan gezegenin üzerinde yaşam bulunmaz veya her gezegen yaşamı desteklemez!…

Bir gezegenin varlığı ve bu gezegenin Güvenli yaşam kuşağında bulunduğu nasıl tespit ediliyor?

Uzay, neredeyse sonsuz veya sonsuza en yakın şey!… Bu kadar muazzam bir yapının elbette dünya benzeri gezegenleri olmaması beklenemez!… İşte bu tür gezegenleri bulmak için bilim adamları gece gündüz çalışmaktadırlar ve bu çalışmalar keşfedilen, güneş dışı dünya benzeri yeni gezegenlerin sayesinde meyvelerini vermeye başladı bile… Ancak, bu meyveleri almak hiç de kolay olmadı. Çünkü; görece olarak yıldızından milyonlarca kat daha küçük olan dünya benzeri gezegenlerin, bu kadar parlak bir ışık kaynağından sıyrılıp, bize kendini göstermesi veya bizim onu görmemiz neredeyse imkansızdır. Ancak son zamanlarda bilim sayesinde ve bilimin yeni oyuncakları gelişmiş teleskoplar sayesinde bu tür gezegenleri bulmak artık mümkün… Bilimin yeni oyuncakları teleskoplardan ve de matematikten yararlanılarak bu tür gezegenleri bulmak için bazı yöntemler geliştirilmiştir.  İşte o yöntemler…

1- Gölgeleme, Maskeleme (Optik müdahale)  tekniğiYaşanabilir 10 gezegen daha keşfedildi...

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi, yıldızlar yoğun ışık saçan, devasa lambalar gibidirler. Yörüngelerinde dönen gezegenler ise adeta birer toz zerreleri gibidirler. Bir lambaya baktığınızda sizle lambanın önünden geçen toz zerresini fark etmeniz ne kadar mümkünse, o toz zerresini görebilmeniz ne kadar mümkünse, işte bir yıldızın önünden geçen gezegeni görmeniz de bir o kadar mümkündür… Ancak yine de, bir gezegen görece olarak her ne kadar yıldızına göre bir toz zerresi kadar kalsa da, yörüngesinde döndüğü yıldızın bize göre önünden geçtiğinde bir ışık kırılmasına neden olur. İşte bu ışık kırılmasını yakalayan Kepler gibi teleskoplar da yıldızın etrafında dönen gezegenin varlığından haberdar olmuş olur.

2- Mikro mercekleme yöntemiYaşanabilir 10 gezegen daha keşfedildi...

Bir yıldız gözlemlediğimizi ve bu yıldızın etrafında dönen bir gezegeni bulmaya çalıştığımızı düşünelim… Yıldızın geri planında başka bir yıldızında bulunduğunu varsayalım… Birden bire arkadaki yıldızın parlaklığını yitirdiğini ve kısa bir süre sonra yeniden eski parlaklığına döndüğünü düşünelim… Arttık anladık ki; bu yıldızın etrafında bir gezegen dönmektedir. Böylece biz de Mikro Mercekleme yöntemini kullanarak bir gezegen keşfetmiş olduk…

Bu yöntemle bir gezegenin, yalnızca arka plandaki yıldızın önünden geçmesine de gerek yoktur. Einstein’in genel görelilik kuramına göre; yer çekimi zamanın ve uzayın bükülmesine neden olur. Eğer arka plandaki yıldızın yakınlarından bir gezegen geçiyorsa gezegenin kütle çekimsel etkisi yıldızdan bize gelen ışığın kırılmasına, parlamasına neden olur.Böylece arka plandaki yıldızın ışığı bize ya çok parlak, ya da çok fazla sönük ulaşmaya başlar. Ancak bu durum kısa sürer ve yıldız tekrar eski parlaklığına geri döner. İşte böylece “Genel Görelilik Kanunları devreye girer ve  böylece gezegenin kütle çekimi sayesinde o gezegenin varlığı tespit edilmiş olur. Bundan sonraki aşama gezegenin yörüngesinde döndüğü yıldızın neresinde olduğunu bulmaya kalmıştır.

3- Atarca Kronometresi TekniğiYaşanabilir 10 gezegen daha keşfedildi...

Atarca (Pulsar), kısaca yıldızların ölüm şekillerinden biridir… Bir yıldız enerjisini bitirince, içine çökerek çok küçük bir alana sıkışır. Bu tür yıldızlara “Nötron yıldızı” denmektedir. Nötron Yıldızı olabilecek kadar büyük yıldızlar “Süper Nova Patlaması” adı verilen bir olayın ardından çok dar bir alana sıkışırlar…   Öyle ki; Güneşin 1,5 katı olan bir Nötron Yıldızı, 15-20 kilometrelik bir alana sıkışabilmektedir…  Nötron yıldızı aşamasına gelen bazı yıldızlar,  bu içine çöküşün ve sıkıştığı alandan dolayı kendi ekseni etrafında öyle sür’atli bir şekilde dönmeye başlamaktadır ki; kendi ekseni etrafında bir tam tur dönmesi neredeyse mili saniyelere iner. Üstelik bu süreler gittikçe kusursuzlaşmaya başlar…  Belirli bir zaman sonra yıldızın kendi ekseni etrafında bir tam tur dönüşü öyle kusursuz sürelerde geçekleşir ki; dünyada bulunan en kusursuz saatler bile yanılana bilirken,  bir Atarcanın kendi ekseni etrafındaki bir tam dönüşü asla yanılmamaktadır. Bu nedenle de Atarcalar, evrenin en dakik saatleri olarak tanımlanmaktadır.

Nötron yıldızları, evrenin en tehlikeli maddelerinden biridir ve çok güçlü manyetik alana sahiptirler. Özellikle de bir Nötron Yıldızı çeşidi olan,  Atarca’nın bu manyetik yapısı, en çok kutuplarını etkilemektedir. Bu nedenle de kutuplarından çok güçlü radyo sinyalleri yayılmaktadır. Yaydıkları bu radyo sinyallerinden dolayı bu tür Nötron Yıldızlarına “Atarca (pulsar)” denmektedir. Aslında bu radyo sinyallerinin de sebebi, yıldızın manyetik kutbu ile coğrafi kutbunun örtüşmemesidir.  Dünyada da manyetik kutup ile coğrafi kutup birbirleri ile örtüşmemektedir. Durum böyle olunca tıpkı dünyada da olduğu gibi manyetik kutup, coğrafi kutbun etrafında bir daire çizmeye başlamaktadır. İşte manyetik kutbun çizdiği bu daire, dünyadaki her hangi bir radyoteleskobun görüş açısına girdiğinde, girdiği andan itibaren çok düzgün aralıklarla radyo sinyalleri yakalanmaktadır. Bu sinyaller de son derece düzenlidir. Eğer yıldızın etrafında herhangi bir gezegen varsa, yakalanan radyo sinyallerinde anormallikler saptanır. Bu anormallik, yıldızın yörüngesinde bir gezegen olduğuna işarettir. Farkedeilen bu anormallik sayesinde yıldızın yörüngesinde dönen gezegen ne kadar küçük olursa olsun tespit edilebilmektedir. Gezegen bulma konusunda tartışmasız en hassas ölçümlerin alındığı yöntem; “Atarca kronometresi” tekniğidir. Ancak ne var ki; Atarcalar, evrende son derece nadir yıldız türlerinden biridir. Ayıca bu tür yıldızların yörüngesinde bulunan gezegenin yaşam barındırması veya gezegenin yaşama uygun olması neredeyse imkansızdır. Atarca’nın yaymış olduğu yoğun radrasyon bunun en başlıca nedenidir.

4- Radyal Hız Tekniği 

Yaşanabilir 10 gezegen daha keşfedildi...Evrende, kütlesi  olan her cismin birbirine uyguladığı kütle çekimi etkisi vardır. Dolayısıyla uzayda kütlesi olan her cisim birbirini etkiler. Buna gezegenlerde dahildir. Aynı sistemde yer alan tüm gezegenler, yıldızını bu bağlamda hafif de olsa etkiler. Ancak bu etki hissedilemeyecek kadar azdır. Eğer uzayda kütle çekimi ile birbirine bağlı iki gök cismi varsa bu iki cisim birbirleri etrafında döner. Yani bir yıldızın etrafında bir gezegen varsa, o gezegen sadece yıldızının etrafında dolanmaz!… Aynı zamanda yıldız da kendisine bağlı gezegenin etrafında dolanır. Ancak yıldızın kütlesi çevresindeki gezegen veya gezegenlerden çok daha büyük olduğu için ortak kütle çekim merkezi yıldızın sadece belirli bir noktasında kalır. Bu durumun somut etkisi “Yalpalama” olarak hissedilir. Dolayısıyla eğer bir yıldızın etrafındaki gezegenin dönüş yönü bize bakıyorsa, yıldızın tayfı hafif de olsa düzenli aralıklarla değişir. Bu durum fizikte “Doppler Etkisi” olarak bilinir. Yıldızın etrafında dönen gezegen, bize gelen ışığın tayfını etkiliyorsa anlaşılır ki; o yıldızın etrafında bir gezegen dönmektedir… Bu sayede anlaşılır ki; tayfı değişen yıldızın etrafında bir gezegen dönmektedir…

Gezegen bulma yöntemlerinden bazılarına ve güvenli yaşam kuşağından kısaca bahsetmiş olduk… Çoğu bilim adamına göre, eğer insanoğlu gelecek bir kaç yüzyılda kendine yaşanabilir yeni bir gezegen bulamazsa yok olmaya mahkumdur. O yüzden bizler göremesek de günün birinde bizim torunlarımızın veya bizim torunlarımızın torunları bu dünyayı terk etmek zorunda kalacaklardır. Eninde sonunda bu dünyayı yeyip bitirecek ve eninde sonunda yeni dünyaları mahvetmek için yola çıkacağız… Eğer bu olmazsa sonumuza başlangıcımızdan  daha yakınız demektir…

Sizin için önerilen alakalı yazılar;

Yıldızlar arası yolculuk yapmak mümkün mü?

Süper Novalar

 

Sosyal Medyada Paylaşın;

Facebook Yorumları